Annenin koşulsuz sevgisinin bir de olumsuz yanı vardır. Bu, olumsuzluk onun sadece hak edilmeyi gereksinmemesinde değildir o aynı zamanda elde edilemez, üretilemez, denetlenemez de.
Eğer duruyorsa orada, varsa anne sevgisi, bir nimettir o, eğer yitmişse, durduğu yerden, yaşamın tüm güzellikleri de yitmiştir onunla
- onu yaratmak için
hiç bir şey gelmez elden.
Eğer insan her türlü olumsuz koşulda, her türlü musibete karşı hala yaşamada ayak diretiyorsa, kurma yeteneğine sahip olduğu düş ve hayaller sayesindedir.
Çağdaş toplum, bireysel olmayan eşitlik fikrini öğütleyip yaymakta. Çünkü sürtüşüp pürüz çıkarmadan kalabalık topluluk içinde çalışabilecek, birbirinin
eşi, çekirdek insanlara gereksinim duyuyor toplum.
Bu insanların hepsi, verilen emirlere
uymaktadırlar, ama yine hepsi kendi isteklerini yaptıklarına inandırılmışlardır. Nasıl ki çağdaş yoğun üretimde malların standartlaştırılması bir gereklilikse» sosyal süreçte de insanların standartlaştırılması öyle bir gerekliliktir.
Ve bu işe «eşitlik» denmektedir»
Kapitalist toplumda eşitliğin anlamı değiştirilmiştir, Eşitlikle kastedilen, bireyselliğini yitirmiş insanların, otomatların eştliğidir. Bu gün eşitlik <birlik»den çok ayrılık» anlamma gelmekledir. Bu soyutlamaların aynılığı, aynı işte çalışan, aynı biçimde eğlenip aynı gazeteyi okuyan, düşünceleri, duyguları aynı olan
insanların aynılığıdır.