Hızlı ve aceleci adamlar atmak yerine sakin kalıp sadeleşmek ve odağı doğru yere koyup arayışa başlamak, çocuklarınız için atacağımız adımları daha anlamlı kılacaktır.
Eleştiriye tahammülü olmayan bizlerin öğrencilerimize eleştirel düşünme becerisi katmaya çalışmanız; yıllardır bürokratik hantallıkla ve yazışma trafiği ile boğulan sistemin yenilikçi anlayışa geçmesini beklemek, öğrencilerin ya da öğretmenlerin öğretimde hiçbir insiyatif almadıkları okul sisteminde öğrencilere insiyatif aldırmak, 40 -50 kişilik sınıflarda, tuvalet temizliği çözülmemiş okullarda üretkenlik getirmeye inanmak sadece hayalcilik olacaktır.
Okulsuz da bilgiye ulaşabilen, tarihte ilk kez öğrencilerinden öğrenebilen öğretmenlerin olduğu günümüzde, yüzyılların alışkanlığı ile hantallaşan okulu dönüştürmek hiç kolay olmayacak. Dünyadaki gelişmelerle eğitimde yaşanan dönüşümün doğal olarak biz de gerisinde kalmak istemiyoruz. Yakalamak ve hatta ilerisinde olmak en büyük idealimiz. Bu çok yerinde ve haklı bir istek ama bu isteme halini gerçeklik süzgeçinden geçirerek değerlendiremiyoruz.
Dünya artık sanayi devrimi sonrası makineleri kullanacak bireyler yetiştiren eğitim arayışını bırakmış; yaratıcı, farklı düşünebilen, kültürler arası uyum gösterebilen, tutkulu, sebat eden, inisiyatif ve sorumluluk alan, işbirliği yapabilen bireyler arayışına girmiştir.
Bu koşuşturma içinde kendimizi kaybediyoruz, durmaz ve bu hızlı ilerlersek düşeceğiz. Biz yetişkinler bilmediğimiz bir geleceğin kaygısıyla çocuklarımızın bugününü çalıyoruz.