Kalbimizin içinde salınan korku, endişe, kaygı damlaları her yerde, her adımızmızda bizi bekliyor. Mesele, tüm bunları bilerek bunlarla nasıl mücadele edeceğimizden geçiyor.
Toplum olarak yok delisiyiz; bu yok deliği bizim var olanı görmemizi engelliyor. Tüm güzellikleriyle çiçek açan çocukluğu aile, okul ve içinde yaşadığımız toplumun kültürel kodları ile suluyoruz; hortumu, güzel olana değil; çalılar ,çakırdikenliğine, mutsuzluğa tutuyoruz. Yıllar için öyle çok soluyoruz ki içimizde kalan minicik yeşilliğin de değerini bilmez oluyoruz. Varoluş seçimlerinizde hep kurban rolünü seçiyoruz.