Esma GÜL

Bunca insanın neden öldürüldüğü, bunca alçaklığın, iğrençliğin neden yapıldığı sorusunu da coşkulu, heyecanlı bir dille ve biraz da telaşla "Toplumun temellerini ve bu temeller üzerinde yükselen ana yapıyı sistemli bir şekilde sarsmak, toplumda bir çözülmeye ve ayrışmaya neden olmak, herkesin cesaretini kırarak insanlarda toplu bir umutsuzluk yaratmak, böylece de bu hastalıklı, çürümüş, ahlaksız ve dinsiz... -ama aynı zamanda da kendini koruyacak ve yönlendirecek yüce bir düşünceye aç- toplumu bütünüyle silkeleyerek bir anda açılacak isyan bayrağıyla iktidarı ele geçirmek," diye yanıtladı.
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Size fazla mutluluk dilemiyorum, fazlası usandırır insanı; ama felaketlerle boğuşmanızı da istemem; size yalnızca deminki felsefe dolu halk deyişini yineleyeceğim: "Çok yaşayın!", ayrıca canınızı çok sıkmayın -
- Bunu yüce düşünce adına yapıyorum dostum. Yirmi beş yıldır kımıltısızca durduğum yerden birden hareket ettim, yürümeye başladım cher ami; bu gidişim nereye bilmiyorum; ama artık hareket ettim...
- Cher, -dedi bana, o gün olanları hatırlarken akşamki sohbetimizde,- hangimiz daha alçağız, diye düşündüm o an: Beni hemen oracıkta aşağılamak için kollarını açıp beni kucaklayan o mu, ondan da yanağından da nefret etmeme karşın başımı yana çevirebilecekken onu öpen ben mi? Tuh!
Dağları düzlemek gülünç değil, güzel bir düşünce. Ben Şigalyov'dan yanayım! Eğitime de, bilime de gerek yok! Bilim hiç olmasa, eldeki malzeme bin yıl yeter; ama boyun eğme öğretilmeli. Dünyada eksikliği duyulan şey bu: Boyun eğme. Eğitim açlığı aristokratik bir duygudur. Birazcık aile, birazcık aşk... derken alın size özel mülkiyet arzusu! Bütün bu arzuları bastırıp yok edeceğiz; buna karşılık sarhoşluk, dedikodu, muhbirlik teşvik edilecek... sonuçta eşi benzeri görülmemiş bir sefahate yuvarlanacak toplum; deha daha kundaktayken yok edilecek. Her şey aynı paydada eşitlenecek. Geçenlerde İngiliz işçilerin verdiği yanıt şöyleydi: "Biz bir zanaat öğrendik... ve bizler dürüst insanlarız; bize başka hiçbir şey gerekli değil." Yalnızca lazım olan gereklidir: Dünyanın şiarı bundan böyle bu olacak! Ama şiddetli kasılmalar da gerekli; bu da biz hükmedenlerin işi. Kölelerin başında hükmedenler bulunmalı. Tam bir boyun eğiş, tam bir kişiliksizleşme. Ama Şigalyovculuk'ta otuz yılda bir şiddetli kasılmaya da başvurulur ve insanlar birbirini yemeye başlarlar; elbette bir yere kadar ve sırf can sıkıntılarını dağıtmak için. Can sıkıntısı aristokratik bir duy-gudur; Şigalyovculuk'ta istek, arzu olmayacak; arzu ve acı bizim için; köleler içinse Şigalyovculuk.