Esma GÜL

Esma GÜL
Sabitlenmiş gönderi
"Yaşamda anlam bulmanın ikinci yolu, bir şey -iyilik, doğruluk, güzellik gibi- yaşamak, doğayı ve kültürü yaşamak, son ve bir o kadar önemlisi de olanca eşsizliğiyle bir insanı yaşamaktır. Yani onu sevmektir."
Sayfa 125·Kitabı okudu
Dağları düzlemek gülünç değil, güzel bir düşünce. Ben Şigalyov'dan yanayım! Eğitime de, bilime de gerek yok! Bilim hiç olmasa, eldeki malzeme bin yıl yeter; ama boyun eğme öğretilmeli. Dünyada eksikliği duyulan şey bu: Boyun eğme. Eğitim açlığı aristokratik bir duygudur. Birazcık aile, birazcık aşk... derken alın size özel mülkiyet arzusu! Bütün bu arzuları bastırıp yok edeceğiz; buna karşılık sarhoşluk, dedikodu, muhbirlik teşvik edilecek... sonuçta eşi benzeri görülmemiş bir sefahate yuvarlanacak toplum; deha daha kundaktayken yok edilecek. Her şey aynı paydada eşitlenecek. Geçenlerde İngiliz işçilerin verdiği yanıt şöyleydi: "Biz bir zanaat öğrendik... ve bizler dürüst insanlarız; bize başka hiçbir şey gerekli değil." Yalnızca lazım olan gereklidir: Dünyanın şiarı bundan böyle bu olacak! Ama şiddetli kasılmalar da gerekli; bu da biz hükmedenlerin işi. Kölelerin başında hükmedenler bulunmalı. Tam bir boyun eğiş, tam bir kişiliksizleşme. Ama Şigalyovculuk'ta otuz yılda bir şiddetli kasılmaya da başvurulur ve insanlar birbirini yemeye başlarlar; elbette bir yere kadar ve sırf can sıkıntılarını dağıtmak için. Can sıkıntısı aristokratik bir duy-gudur; Şigalyovculuk'ta istek, arzu olmayacak; arzu ve acı bizim için; köleler içinse Şigalyovculuk.
#Şigalyovculuk
Toplumun bütün üyeleri birbirini gözetliyor ve herkes birbirini ihbar etmek zorunda. Tek tek her birey bütüne, bütün de tek tek bireylere ait. Herkes köle ve herkes kölelikte birbirine eşit. Çok özel durumlarda iftira ve cinayet mümkün, ama temel ilke eşitlik. En öncelikli işlerden biri eğitim, bilim ve yetenekte düzeyi düşürmek. Çünkü yüksek düzeyde bilime ancak üstün yeteneği olanlar ulaşabilir! Üstün yetenekli olanlar da her zaman iktidarı ele geçirmiş, sonra despotlaşmışlardır. Despot olmamak ellerinde değildir bunların, neden oldukları ahlaksızlık, her zaman sağladıkları yarardan daha çok olmuştur; bunlar ya hep sürülürler ya da idam edilirler Cicero'ların dili kesilir, Kopernik'lerin gözleri oyulur Shakespeare'lerse taşlanır: Şigalyovculuk işte budur! Köleler eşit olmalı; despotizm olmadan ne özgürlük, ne eşitlik olur; ama sürüde eşitlik var.
Görüşmelerde bir araya geldiğimiz kişilerle neyi yapamadığından ziyade nerede güçlü olduğunu, bunu nasıl gördüğümüzü, sonraki süreçte bu yönünü daha da iyileştirmek için neye ihtiyaç duyduğunu konuşuyorduk. Dikkat edin lütfen, yapamadığı şeyleri nasıl yapacağını değil, iyi yaptığı şeyleri nasıl geliştirebileceğini konuşuyorduk.
İşin özünde her şeyi insan için yapıyorsunuz ama bazen de önünüzdeki en büyük engel insan oluyor. " İnsanın içinde olmalı," derler ya, tam da öyle işte.