Esma Kısa

İnsan, evrenle karşılaştığında “ben” ile “varoluş” arasındaki ilişkiyi önce “olanlar bana oluyor” şeklinde algılar. Evreni tanımaktan korkarsa, yaşananları “bana rağmen oluyorlar” hatta “beni tehdit ediyorlar” diye yorumlamaya başlar. Bu durumda evrenle aramızda bir bağ kuramayız. Küçük Prens’teki tilkinin anlattığı gibi, henüz biz evreni evcilleştirmedik; evren de bizi. Tilki Küçük Prens’e şöyle demişti: “Eğer bana bağlanırsan, ikimiz de birbirimize ihtiyaç duyarız. Ben senin gözünde dünyadaki milyonlarca çocuktan farklı birine dönüşürüm; sen de benim için tüm dünyada tek olursun.” Tilki devam eder: “Şu an yabancıyız. Benim için sen diğer çocuklardan farksızsın. Ama ben evcilleştirilirsem, senin sesini diğer tüm seslerden ayırırım; buğday başaklarının altın sarısı rengi saçlarını bana hatırlatır. Buğday tarlaları şimdi benim için hiçbir şey ifade etmiyor, çünkü buğday yemem. Ama seni tanıdıktan sonra, rüzgârın başaklarda çıkardığı ses bile seni çağrıştıracak ve ben o sesi seveceğim.” Küçük Prens’in tilkisine söylediği “Lütfen, beni evcilleştir” isteği, Said Nursî’nin “iman bir sahiplenmedir, bir bağ kurmaktır” deyişiyle örtüşür. İman, her şeyi Allah’ın eseri olarak tanıyıp tüm varlıkla bir yakınlık kurmaktır. Böylece insan, kendisini evrenin bir parçası, diğer her şeyi ise bir kardeş gibi görmeye başlar. İman sayesinde hayata bağlanan kişi artık kendisini yalnız hissetmez. Her şeyde kendisine özel bir anlam bulur. Yıldızların hareketi, mevsimlerin değişimi hatta Küçük Prens’in yürüyüşünü çağrıştıran ayak sesleri bile içini neşeyle doldurur. Dünyayı misafir edildiği sıcak bir yuva gibi hisseder; gökyüzü ona göz kırpar. Eskiden uzak gelen galaksiler, vadiler, dağlar, ağaçlar artık yakınlaşır. Doğa, insana geçmişi ve geleceği hatırlatan bir dost olur. Evrenin
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Birinin kendisini başka birine açması ihanetin kapılarını açar..
Sayfa 135·Kitabı okudu
Vakit kılıç gibidir, sen onu kesmezsen o seni keser. Nefsini hak ile meşgul etmezsen o seni batıl ile meşgul eder.
zahidlerden biri şöyle dedi: "Bir sene gece namaza kalkmak için zahmet çektim, sonra 20 sene seve seve kalktım. Bir kimsenin gözünün aydınlığı namazda olursa, namazın ağırlığını duymaz."
Sayfa 52·Kitabı okudu
Din
Akıllılardan biri dedi ki , "Ahmak bir ay ağlayıp sızlandıktan sonra sabreder. Akıllı ise, musibet başına geldiği anda sabreder." Nitekim denilmiştir ki, bir işin sonunda varacağı yer, başlangıçtaki yeridir. Buna göre, bir işin sonu sabır olunca, ahmağın sonunda yapacağını, akıllı başlangıçta yapması ne kadar güzeldir.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Din