Bu dünyada insanlarla alay edenler, ahirette alay edilecek duruma düşeceklerdir zira insanlara dünyadaki amellerinin cinsinden karşılık vermek Allah'ın tazminatıdır.
Çocuklarımızın inanç binalarının inşa olduğu yer bizim evlerimizden başka bir yer değildir. Ve yaptığımız her iş, söylediğimiz her söz bir çimento, bir tuğla olur o binayı inşa eder. Eğer çocuklarımıza inancı öğretmeye devam eder ve Allah'ın celle celeluhu her konuda kesin yetki sahibi olduğunu kavrattırabilirsek, çevrelerinde olup biten hiçbir karmaşadan etkilenmeyen, sağlam inanç sahibi gençlere dönüşeceklerdir.
Eğer ihmal edersek de; kulakları dolu, ama kalpleri bomboş gençler olarak savrulmaya mahkûm olacaklardır. Çünkü ailesinden inanç eğitimi alamayan çocukları; değil en şiddetli kasırga, basit bir rüzgârın bile temelden yıkacağı açık bir gerçektir.
Kimi özlersek özleyelim aslında bu özlemin özünde Allah'a duyduğumuz özlem vardır. Biz bunu kabul etsek de etmesek de hepimizin kalbi aslında Rabbinin özlemiyle doludur.
Çünkü Allah, insanı yaratırken onun kalbine kendi marifetini koymuştur. İşte vicdan, aynı zamanda bu marifetin diğer adıdır. Ve bir çocuğun içinde hissettiği ve adını koyamadığı bütün o hissiyatların ve vicdan gelişiminin devam etmesi için mutlaka Allah'ı tanıması, bilmesi gerekir.