Alptekin Alparslan

Alptekin Alparslan
@EsrAlp55
27 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 95. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2020 14:02
Bu inceleme, kitabı okumayı düşünenler için minik bir rehber niteliğindedir. 1958 yılında yayımlanan bu muhteşem kitap bize Osmanlı döneminin Fetret devri'nde bir taht savaşıyla başlayan ve aşka doğru derinleşen bir hikâyeyi anlatır. Bir sipahi askeri olan Çakır'ın öyküsüyle giriş yaptığımız bu kitap okuyucuyu daha ilk sayfalarından içine çekmeyi başarır. İlerleyen sayfalarda Deli Kurt ile tanıştıktan sonra hikayê bambaşka bir seyir alır. Deli Kurt'un askerî hayatı ve aşk hikâyesini konu alır. Buram buram Anadolu kokan bu romandan, aşk ve Türkçülük adına da güzel sonuçlar çıkarabilirsiniz. Kitabın konusundan klasik bir şekilde bahsettiğimize göre, asıl incelemeye, yani kendi çıkarımlarıma geçebiliriz... Aşktan başlayalım. Atsız'ın kitaplarında anlattığı aşk, bizim hiç bilmediğimiz veya çok uzak olduğumuz bir mevzu olduğu için beni her zaman çok etkilemiştir. Atsız, 'Aşk' kelimesine çok farklı simgesel boyutlar yükleyebilen ve bizi 'aşk' adı altında çok farklı yerlere götürebilen bir yazardır. Kısacası Atsız, aşk'ın simgesel olarak, bizim bilmediğimiz ve birden farklı anlamı ile tanıştırır bizi. Simgesel demişken, Atsız'ın psikolojik ve simgesel tasvirlerinin ne kadar başarılı olduğunu "Ruh Adam" kitabını okuyarak öğrendik, devamında bu kitabı okuyarak pekiştirmiş olduk. Peki, bilmeyenler için simgeselin ne olduğunu kısa bir örnek ile açıklayalım: "Ruh Adam" kitabında, Selim Pusat'ın mahkeme karşısında konuşması, aslında Selim'in Tanrı ile konuşmasıdır.(okuyanlar bilir) Bu simgesel tasvire bir örnek olabilir. Tüm bunların sonucunda: Atsız'ın kitaplarını, simgesel tasvirleri göz önüne alarak tekrar okursanız, çok daha farklı anlamlar çıkabilirsiniz.(Tüm simgesel kitaplar için geçerlidir bu) Simgesel boyut meselesini bitirmeden şunu da eklemek isterim: Aslında
1000Kitap
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202019,6bin okunma
Alptekin Alparslan
Uzun sürdü okumam ama hiç bitmesini istemedim. Bir başyapıt benim nazarımda. Bir defa daha okuyacağım kesin. Tekrar teşekkürler.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 95. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2020 14:02
Bu inceleme, kitabı okumayı düşünenler için minik bir rehber niteliğindedir. 1958 yılında yayımlanan bu muhteşem kitap bize Osmanlı döneminin Fetret devri'nde bir taht savaşıyla başlayan ve aşka doğru derinleşen bir hikâyeyi anlatır. Bir sipahi askeri olan Çakır'ın öyküsüyle giriş yaptığımız bu kitap okuyucuyu daha ilk sayfalarından içine çekmeyi başarır. İlerleyen sayfalarda Deli Kurt ile tanıştıktan sonra hikayê bambaşka bir seyir alır. Deli Kurt'un askerî hayatı ve aşk hikâyesini konu alır. Buram buram Anadolu kokan bu romandan, aşk ve Türkçülük adına da güzel sonuçlar çıkarabilirsiniz. Kitabın konusundan klasik bir şekilde bahsettiğimize göre, asıl incelemeye, yani kendi çıkarımlarıma geçebiliriz... Aşktan başlayalım. Atsız'ın kitaplarında anlattığı aşk, bizim hiç bilmediğimiz veya çok uzak olduğumuz bir mevzu olduğu için beni her zaman çok etkilemiştir. Atsız, 'Aşk' kelimesine çok farklı simgesel boyutlar yükleyebilen ve bizi 'aşk' adı altında çok farklı yerlere götürebilen bir yazardır. Kısacası Atsız, aşk'ın simgesel olarak, bizim bilmediğimiz ve birden farklı anlamı ile tanıştırır bizi. Simgesel demişken, Atsız'ın psikolojik ve simgesel tasvirlerinin ne kadar başarılı olduğunu "Ruh Adam" kitabını okuyarak öğrendik, devamında bu kitabı okuyarak pekiştirmiş olduk. Peki, bilmeyenler için simgeselin ne olduğunu kısa bir örnek ile açıklayalım: "Ruh Adam" kitabında, Selim Pusat'ın mahkeme karşısında konuşması, aslında Selim'in Tanrı ile konuşmasıdır.(okuyanlar bilir) Bu simgesel tasvire bir örnek olabilir. Tüm bunların sonucunda: Atsız'ın kitaplarını, simgesel tasvirleri göz önüne alarak tekrar okursanız, çok daha farklı anlamlar çıkabilirsiniz.(Tüm simgesel kitaplar için geçerlidir bu) Simgesel boyut meselesini bitirmeden şunu da eklemek isterim: Aslında
1000Kitap
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202019,6bin okunma
Alptekin Alparslan
aklına, eline sağlık hangi kitabı okusam diye arayış içindeyken acaba okusam mı diye kitaplığımdaki Deli Kurt'u aldım elime. Sonra dedim 1k ya bir bakayım ne demişler acaba senin bu yazın karşıma çıktı ve kararımı verdim şimdi başlıyorum.
6/10
·598 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 21:52
Metro 2033... Kişinin zevkine göre değişen bir güzelliği olabileceğini düşünüyorum. Kurgu, karakterler, olaylar kesinlikle çok güzel. Bilim kurgu için harika bir dünya kurmuş Dmitry. Okumaya değer belki ama fazla ayrıntılı tasvirleri insanı yorabiliyor. Kitabın uzun süre elimde sürünmesi de bununla ilgili olabilir. Şaşırtıcı bir sonla bitti. Serinin kalanını henüz almayı düşünmüyorum. Ama ilerleyen zamanlardan emin değilim. Çünkü serideki kurgunun sonunu merak ettiğim bir gerçek. Tavsiye notum 6/10
1000Kitap
Metro 2033Dmitry Glukhovsky · Panama Yayıncılık · 20212,511 okunma
Alptekin Alparslan
İstasyon isimlerini haritadan kontrol etmekten en az 1 gün daha fazla sürdü kitabı okumam. Ama ben çok beğendim. Şu pandemiyi atlatsak da 2034'e başlasam.
OKUMADAN GEÇMEYİN#2❤
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 72. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2020 18:04
Bu güzel kitabın kitap yorumunu yapmaya başlayalım. Kitap genel olarak çok güzeldi.Bazı insanlar ayrı ayrı hikaye okumanın yorucu olduğundan ,kitabın akıcı olmadığından falan söz etmiş ama ben bu fikre kesinlikle katılmıyorum. Bence ayrı ayrı hikaye olması kitaba güzel bir hava katmış ve kesinlikle akıcıydı .Bir oturuşta rahatlıkla en az 50 syf okursunuz. Kitabın içeriğine gelirsek ilk sayfaya geldiğinizde direk olayın içerisine giriyosunuz ve bu (pek iç açıcı olmayan bir olay :) İlk sayfayı okuduğunuzda" noluyo ya" diyebilirsiniz normal karşılarım . Kitapta bazı insanlar var onlara o kadar sinir oldum ki .Neymiş witcher bir kiralık katil .Tam tersine o sizi rahatsız eden ,sizi öldürebilecek yaratikları öldürüyo.Sizin uğraşamadığınız yaratıkları.Witcher karakterine gelirsek tek kelime ile BAYILDIM. Özünde o kadar iyi bir insan ki ,sevdiği insan için yapmayacağı hiç bir şey yok .Bunu kitapta Dandelion için yaptıklarında görebiliriz .Akıllılığı,hazırcevaplığı bide bence gayet kibar. Onda sorun yok valla siz adamın sabrını sınıyosunuz adam ne yapsın hatta iyi bile dayanıyo . Sanırım bide Bedel Meselesi diye bir hikaye vardı içinde ve sonunu tam öğrenecekken hikaye bitiyo ve sonu çözemiyorsunuz .Sırf devamını öğrenmek için 2.kitabada baktım ordada yok. Jennıfer ablamızı da öğrendik ama içimden bir ses onun hikayesi daha bitmedi diyor. Diğer bayıldığım karakterler Nenneke ve Dandelion oldu.Dandelion samimi birazda tuaf bir karakterdi ama sevdim. Nenneke 'yi sevme nedenimi tam olarak bilmesemde onuda sevdim .Bu kitabı okuyanlara şimdiden iyi okumalar(◕ᴗ◕✿) Bu yorumcağızında sonuna gelmiş bulunmaktayım. Kitapla kalın sevgili okurlar。◕‿◕。
Edebiyat
The Witcher - Son DilekAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20174,275 okunma
Alptekin Alparslan
Bence Nennekeyi sürekli Geralta kol kanat gerdiği onu koruduğu için seviyorsundur 😁