Esra Engin

Esra Engin
Bursa
Bursa, 15 Ekim 1992
222 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı

Esra Engin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
Marjane Satrapi
8.9/10 · 2.657 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·225 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
Pesimist yazarımız -şairimiz mi demeliyim?- öyle muhteşem şeyler yazmış ki, içinize işliyor. Hem ürpertiyor, hem kalbinizi mengene ile sıkıştırıyor. Şiirleriyle ilgili dönen müthiş efsaneler de mevcut tabii ki, bazı şiirlerinde yazdığı bilmecelerin sırlarının halâ çözülmediği söylentisi mevcut. Aslında yaşadığı sarsıcı hayat, onun bu şiirleri doğurmasını sağlamış. Ben şiir seven herkesin mutlaka ve mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum, sevmeyenlerin de mutlaka “Annabel Lee, Kuzgun, Araf, Yalnız, -ve bence bir de- Annie İçin” isimli şiirlerini okuması gerektiğini düşünüyorum. Ama kesinlikle Melih Cevdet Anday çeviriyle olanını! Çevirileri maalesef çok iyi olmasa da, daha iyi çevirileri de mevcut, eğer elinizde yoksa bu çeviriyi -yani Oğuz Cebeci çevirisini- önermem, fakat, zaten içerisinde bütün şiirlerin İngilizce yani orijinal metni de mevcut. Bu yüzden bu baskıya artı puan verilebilir. Örneğin daha evvel şu en meşhur şiiri olan “Annabel Lee”yi Melih Cevdet Anday çevirisiyle okuyup aşık olmuştum. Bu çevirisini hiç beğenmediğimi söylemek isterim. Siz yine de ilk defa okuyacaksanız Melih Cevdet Anday çevirisiyle basılan şiirlerini tercih edin, pişman olmazsınız. “Çeviri şiirden tat alınamıyor” efsanesinin (ki ben kesinlikle katılmıyorum) sebebinin maalesef kötü çeviri olduğunu da unutmamak gerekir. Sevgiyle…
Bütün ŞiirleriEdgar Allan Poe · İthaki Yayınları · 20181,581 okunma
10/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
AH! Nereden başlasam bilemiyorum şimdi… Ne yazacağım hakkında çok düşündüm, her şey o kadar eksik kalacak ki… Eminim size de oluyordur; çok sevdiğim kitaplar hakkında çok konuşamıyor olmam, onu gerçek manasıyla anlatabilecek kelimeleri bir türlü seçemiyor oluşumdan! Bir hikayede çok kızdım, bir diğerinde boğazım düğümlendi, bir diğerinde daha ilk cümlesinden hüngür hündür ağladım, bir diğerinde son cümlesinden sonra kitabı elimden fırlatıp bir süre kitaba dokunamadım, daha sonra elime aldığımda o dokunamadığım sayfaları on kere tekrar tekrar okudum. Bazı paragrafları 20 kere okudum. Öykülerden birini yaklaşık 10 kere okudum. Bazen sessiz okudum, bazen bağırarak. Bazen okurken sesimi kaydettim. Kaydettiğim sesimi 10 kere daha dinledim. Düşündüm. Sonra yakın arkadaşlarımı arayıp, “dinle bak sana ne okuyacağım!?” Diyip satır satır tekrar okudum. Bir tanesinde kahkaha bile attım inanır mısınız? Yani, anlayacağınız, ben size bu kitabı istesem de anlatamam ama siz ne olur okuyun olur mu? İyi ki Oğuz Atay’a öyküleriyle başlamışım. Öyküleriyle başlamayı önerenler ziyadesiyle haklı. Ama sanırım bir süre Oğuz Atay okuyamayacağım çünkü kalbim kaldırmayacak. Bir yandan da hemen bütün külliyatını yalayıp yutasım var… İyi ki şimdi okumuşum, iyi ki! Kitabı gerçek anlamda yiyesim var. Sizin de çok sevdiğiniz kitapları yiyesiniz gelmiyor mu yahu?
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
“E: Dokunma bana! Bana bir şey sorma! Bir şey de söyleme! Yanımda kal! V: Ben seni hiç terk ettim mi? E: Gitmeme izin verdin.”