Adı:
Persepolis
Alt başlık:
Persepolis #1-4
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059371629
Orijinal adı:
Persepolis (Persepolis #1-4)
Çeviri:
Elif Çelik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Baskılar:
Persepolis
Persepolis
İran’daki devrimin ülkeye ve insanlarına yaşattıkları, küçük bir kızın yetişkinliğe giden yolda deneyimledikleriyle iç içe geçiyor. Persepolis, Marjane Satrapi’nin kaleminden hem bir dönemi anlatan hem de zamanın çok ötesine giden bir çizgi roman.

Şah rejiminin düşürülmesi, İslam Devrimi’nin zaferi ve İran-Irak savaşının yıkıcı etkileri altında yaşama tutunmaya çalışan bir halk resmediliyor Persepolis’te. Siyasi baskının, radikal dinciliğin ve savaşın nelere mal olabileceği, sevincin ve gözyaşının birbirine karıştığı hikâyelerle anlatılıyor.

Dünya çapında yankı uyandıran, animasyon filme uyarlanan ve pek çok ödüle layık görülen Persepolis, karanlığa karşı birlik olmanın önemini anlamamızı sağlıyor. Ve hayatın her şeye rağmen devam ettiğini…
352 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
İran Devrimi, Şah rejiminin düşürülmesi ve İran-Irak Savaşı'nın anlatıldığı bu çizgi romanda savaşın ve karmaşanın ortasında kalmış olan Marjane'in hayatını okuyoruz. Kitapta anlatılanların yazarın gerçekten başından geçmiş olaylar olması, kitabı bir solukta okutuyor. Herkesin okumasını tavsiye ederim.
352 syf.
Iran rejim devrimi... Kitap bunu konu alıyordu di mi? Unutun. Kitap her zamanki gibi taraf olmayı, nefreti, savaşı anlatıyordu. Kitaba da, filme de karşı öfkeliyim sanırım bu da sürekli olarak karşıma çıkanların bu gibi tezlerle çıkmış olması oldu. Iran'a mı dönüyoruz, Iran'da mı yaşamaya başladık gibi cümleleri kuran her insanın bu filmi ve kitabı sevdikleri halde oradaki gibi olmadığımızı ve olmayacağımızı göremiyor olmaları öfkemi de çoğalttı sanırım.
Farklı tarzlara alışık olmadığımı kesinlikle söyleyemem ki bu sıralarda okuduğum en iyi kitabın bir anarşizm kitabı olduğunu düşünürsek işim din falan değil. Din diyorum çünkü hepimizin anlayışı Islam'dan o kadar bağımsız ki onun ismini almak bile çok yanlış olacak. Her neyse; ne kadar kendime din ve kadın algısını bir arada tutan kitapları okumayı yasaklasam da yine dayanamadım tabi ama her zamanki gibi hüsran..
Komünist bir ailenin rejim karşısında gerçek Islam'ı anlatmasını bekleyemesek de öyle olsaydı, öyle yapılmaya çalışılsaydı belki daha güzel olurdu. Ama tabi kitabın ve filmin o zaman tamamıyla değişmesi gerekiyordu.
352 syf.
İran'daki devrim sırasında küçük bir çocuk olan Marjane'ın, çocukluğunu ve gençlik dönemlerini anlattığı eseri. Özellikle rejim hakkında, o dönemin birebir tanığı olarak anlattıkları oldukça dikkat çekici. Kitapla aynı adı taşıyan animasyon filminin de izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
352 syf.
·3 günde·Puan vermedi
#Hikayenin baya özeti#
Sıkışıyoruz; ideolojiler arasında, kültürler arasında, insanlar arasında... Aslında aynı evde bile sıkışıyoruz: Kuşak çatışmaları arasında,ev arkadaşları arasında,akraba hırsları arasında... Marjane (baş karakter) birçok konuda sıkışmıştı ama bazılarında da şanslıydı.
Film karelerini birçoğumuz görmüştür, hatta izlemiştir. Bir arkadaşım kitabı tavsiye etmemişti taraflı diyerek. Aynı taraftan mı baktığımdan o kadar da gözüme batmadı.
Kitap bir çok konuya değiniyor. Aslında klasik bir hikaye bu, ben size anlatayım ama kitaptaki kadar güzel değil; sıradan zamanın kendi hikayesini anlatayım:
İnsanların umutlarının, nasıl başkalarının oyuncağı olduğunu tarih yine insanlara göstermişti. Sonra bunun zemine ihtiyacı vardı, eğitime sıra geldi. Eğitim, yine iktidarın oyuncağı olmuştu. Olmamışlar olmuş olanlar olmamıştı. Tarih kitapları çocukları gerçeklerden koparmış yönetimlerin oyuncağı haline çeviriyordu. Elbette gerçekleri görenler vardı. Ama baskı her zaman işi sağlamlaştırmak için arkadan gelirdi.Geldi de. İnsanlar önce inanmak istemedi sonra tepki vermek istedi sonrada uğraşmak zaman kaybıydı en iyisi kaçmaktı. Tabi kaçabilirsen.Kaçmaya izin verirsen bu seni kötü gösterir o zaman bunu da engellemek gerekirdi. Kaçmak; işte bunu kaçan bilirdi. Hani bizim Almancılarımız var ya onlara sormak lazım. Ne Almanlar onları benimsemişti ne de bizimkiler onları eskisi gibi kabul edebilmişti. Bir taraf sizi aşar siz ise bir tarafı aşmışsınızdır. Hatta kendinizi aşmış; olmamanız gerek birine bile dönmüşsünüzdür. Sonra savaşlar başlar kendinizle, diğerleriyle... Bazen kazanırsınız bazen kaybedersiniz. Yanınızdakiler bir nefestir. Nefes alabildikçe yaşarsınız.
Gelelim işin ideolojik kısmına: "Kendimizden olmayanın her şeyi haktır" zihniyetini anlamak hiç istemiyorum. Bir gün arkadaşlarla konuşuyorduk. Yine bir ara benim orjinalliğime geldi muhabbet. İnsanlara baktığımda cinsiyet görmediğimi söylediğimde bir arkadaş bunu dine aykırı olduğunu dile getirmişti . İnsan nasıl çocuğuna cinsiyetiyle bakabilir ki... Yasak dedikçe daha dikkatli bakmaya başlarlar sonra her dikkat çeken daha günah daha yasak olur. Ama neden yasaklar hep kızlara. Neden prangalara kadınlara vurulur. Güçsüzleştirilmiştir ve güçsüzü ezmek güçlendirdiğini devirmekten kolaydır. Ama din kadınlara kesilmemiştir din insanlara kesilmiştir.
Bir de kıssadan hissemize: Bir ara yüreğim sıkıştı. Bu olabilir(di) dedim. Hala isteyenler var. İslamik Cumhuriyet Ne demek istediğimi kitabı okuyunca anlarsınız.
352 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın bu zamana kadar beni en çok etkileyen ve kendisine bağlayan kitaplardan biri olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum. Kitap adeta sizin bir parçanız oluyor, siz de onun. Gerçek bir hikaye olması, ülkemizi de tehdit eden tehlikelerden biri olan selefizmi odak noktasına alıp eleştirerek anlatması ve kitapta anlatilan İran ile benzer süreçleri yaşamamız da kitabın önemini bizzat kendi dünyamda üst sıralara taşıdı. Kitabın çizgi roman olmasi bir o kadar hızli okunmasıni ve heyecan katmasıni sağlıyor. Anlatım resimler sayesinde kesinlikle muazzam. İran'ın ve İran halklarının geçirmiş olduğu ve hala yaşamakta olduğu içler acısı durumu bir kızın gerçek yaşam hikayesinden öğrenmek içimde her İran konusu geçtiğinde tekrar gelen buruk bir his ve ülkemizin de fanatik dini zümrelerce ele geçirilmesi korkusu yarattı. Kitap laikliğe olan sevgimi ve bağımı daha da sağlamlaştırdı.Şeriat, teokrasi, milliyetçilik, mezhepçilik, dincilik gibi kavramları özümsememize yarayan bir eser olan bu kitap kesinlikle daha geniş bir bakış açısına sahip, laik ve bilimi yol gösterici olarak kabul eden nesiller yaratmak için okutulması gereken eserlerden.
352 syf.
·10/10
Daha ötesi var mı, gerçek,yaşanmış bir olayı çizgilerle anlatıp romanlaştırmak?
Sıkıysa okuma dermişçesine...
Filmini izledim ben ya diyenler yanılır büyük oranda kırpılarak perdeye konulmuş. Muhakkak edinin muhakkak okuyun ve diyin iyi de bunlar hiç yabancı değil ki!
352 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
İnsanın hayatına bir şeyler katacağına inandığım bir kitap.Bu kitaptan sonra İran kültürünü,İran rejimini iyice merak ettim.Kitap o kadar sürükleyici ki klasikleşmiş tabir ile elinizden bırakmak istemeyeceksiniz onu okurken.İyi okurlar.
352 syf.
·Beğendi·10/10
İran rejimi hakkında çok güzel bir kitaptı. Marjane isimli küçük kızın yaşadığı bazı sorunları anlatıyordu. Çevresindeki insanların bir bir öldürülmesinden bahsediyordu. Çizimleri o kadar güzeldi ki arada açıp açıp bakıyorum. Açıkçası ben Türkiye'nin de böyle bir sonla karşılaşmasından korkuyorum. Çünkü kitapta yaşanan olayların aslında ülkemizdeki olaylarala benzerlik gösterdiğini görebilirisiniz. En kısa zamanda animasyon filmini de izleyeceğim.
352 syf.
·1 günde·10/10
Persepolis İslam devriminden sonra İran'nın nasıl geri gittiğini, ülkede yaşanan sıkıntıları, halk ve medya üzerinde kurulan baskıları anlatan çok etkileyici bir çizgi roman. Daha önce hiç çizgi roman okumayan biri olarak başlarda bu türe karşı çekingen olsam da Persepolis'ten sonra başka çizgi romanlarda okumaya karar verdim. Kitapta henüz küçük bir çocukken savaşı, İslam devrimini, baskıyı, bombaları ve daha bir çok kötü durumu gören Marji adlı karakterin büyüme sürecine tanıklık ediyoruz. Bir çocuğun savaşın ve gericiliğin gölgesinde büyüyüp bir birey olma mücadelesini anlatıyor. Çok etkileyici bir kitaptı. Özellikle İran da yaşanan olayları merak eden biri için olanları yaşayan bir gözden anlatan muhteşem bir eser.
352 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
Filme uyarlanmış bir çizgi roman. İran halkının yaşadığı rejim değişikliği sırasında, çocukluktan kadınlığa yol alan Marjane Satrapi'nin gerçek hayat hikayesi.

Nutkumun tutulduğu kitaplardan biri oldu Persepolis. Ne denir nasıl yorumlanır bilemiyorum. Savaş, özlem, gurbet, kimlik çatışması... Yazarın bakış açısına nasıl yaklaşırsanız yaklaşın, yaşananların gerçekliğini göz ardı etmeniz mümkün değil. Hele ki o cesaretine hayran kaldım!

Favori kitaplarım arasına girmiştir ve kitaplığınızda bu kitaba yer açmanız önemle tarafımdan tavsiye edilir.
352 syf.
·6/10
Bir ispiyonlama kitabı daha. Bu sefer yazarı Amerikaya değil Fransaya, pakistanı değil İranı ispiyonluyor.
Hayır gerçekleri kendi görüşünden anlatmasına bir şey demiyorum. Asıl sorun çözüme kavuşacak bir biçimde eleştirmemesi. Ülkemizde de bu tür eleştirmenler çokça bulunduğu için tekrar ediyorum: bu tür eleştiriler yapıcı değil nefret kusucu yani yıkıcıdır. Bu yönden kitabı zayıf buldum.

Onun dışında bu kitapla İran'daki din algısının bir kez daha çok yanlış algılandığını görmüş oldum. Dediğim gibi yeniden bildiklerimi okudum neden buşekilde bozulduğunu okumadım çünkü yazar hanım kitabında doğru bir din algısı olan insan koymayı reddetmiş. Belki de haytı boyunca hiç tanışmamış. Üzüldüm. Allah onu doğru kimselerle tanıştırsın.

Yiğidi öldürelim hakkını verelim, çizimler güzel, basit ve özdü. Kitabın ortalarındaki bölümler bana fazla ahlak yoksunu geldiği için olabildiğince gözlerimi haramdan sakındım *warning*

Bu kadar beğenmediysen neden okudun diyeceksiniz. Oda arkadaşım yokken sıkıldım ve kitabı ödünç aldım, sonra da bitti.

Başörtüsünün yok olduğunu "Tanrı bizim başımızı örtmemizi isteseydi kel yaratırdı" diyerek açıklayan bir yazara şunları söylemek istiyorum:
Allah seni çıplak yarattı neden giyiniyorsun?
352 syf.
·2 günde·10/10
"bizimle ilgili pek çok yorum yaptınız ama erkek kardeşlerimiz her tür giysi ve saç kesimiyle burada bulunuyorlar. bazen tüm vücut hatlarını gösterecek kadar dar giyiyorlar. neden bir kadın olarak üzerlerine yapışmış giysiler içindeki bu erkekleri gördüğüm zaman benim hiçbir şey hissetmeyeceğim varsayılıyor da benim eşarbımın beş santim kısa olması onları heyecanlandırıyor?"
tek İran'a özgü değil, tek geçmişe ait bir cümle de değil bu. şu anki durumu da gayet gösteriyor bence. kitapta beni en çok etkileyen kısım buydu. her şey dışında ülkemizle en çok benzettiğim kısım da.
Evet, savaş bitti bu doğru. Ama artık durumumuz daha kötü. İnsanlar neden savaştığımızı bile hatırlamıyorlar.
-- Bayan Satrapi, dosyanızda Avusturya'da yaşadığınızı görüyorum... Oradayken türban taktınız mı?

-- Hayır, eğer kadınların saçlarının görünmesi gerçekten sorun olsaydı Allah bizi kel yaratırdı diye düşünmüşümdür hep.
Marjane Satrapi
Sayfa 295 - Panama Yayıncılık
"O gün çok önemli bir şey öğrenmiştim: Sadece yaşadığımız talihsizlikler tahammül edilebilir olduğu sürece kendimiz için üzülebiliriz. Tahammül sınırını aşınca, katlanabilmek için halimize güleriz."
Korktuğumuz zaman analiz etme ve düşünme becerimizi kaybediyoruz. Korkumuz, bizi felç ediyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Persepolis
Alt başlık:
Persepolis #1-4
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059371629
Orijinal adı:
Persepolis (Persepolis #1-4)
Çeviri:
Elif Çelik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Baskılar:
Persepolis
Persepolis
İran’daki devrimin ülkeye ve insanlarına yaşattıkları, küçük bir kızın yetişkinliğe giden yolda deneyimledikleriyle iç içe geçiyor. Persepolis, Marjane Satrapi’nin kaleminden hem bir dönemi anlatan hem de zamanın çok ötesine giden bir çizgi roman.

Şah rejiminin düşürülmesi, İslam Devrimi’nin zaferi ve İran-Irak savaşının yıkıcı etkileri altında yaşama tutunmaya çalışan bir halk resmediliyor Persepolis’te. Siyasi baskının, radikal dinciliğin ve savaşın nelere mal olabileceği, sevincin ve gözyaşının birbirine karıştığı hikâyelerle anlatılıyor.

Dünya çapında yankı uyandıran, animasyon filme uyarlanan ve pek çok ödüle layık görülen Persepolis, karanlığa karşı birlik olmanın önemini anlamamızı sağlıyor. Ve hayatın her şeye rağmen devam ettiğini…

Kitabı okuyanlar 291 okur

  • kitapkurdumuyum
  • Duygu kıvanç
  • Nisanur Yetgin
  • Ebraart ️
  • Esra
  • Arif Kılıç
  • Kadir Utku Yarışan
  • gizem arıkan
  • Medine Çelik
  • Nebile Buşra Tıraş

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.5 (23)
9
%7.3 (9)
8
%9.7 (12)
7
%3.2 (4)
6
%0.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%1.6 (2)
2
%0
1
%0