Tanrı, imparatora bakıyordu. Farkında bile değildi Teodosius bu bakışın. Gerçekleşen hayalleriyle sarhoş olmuştu. Kibri tanrısallık sanıyordu, hırsı mutluluk, başarıyı ölümsüzlük. Ölümsüz olma isteğinin o tuhaf duygusuna kaptırmıştı kendini. Erguvan rengi, şık harmanisine sarınmış, atalarına layık olmuş bir İmparatorun gururuyla bakıyordu, atalarının şanına şan katacak Altın Kapıya.