Yahudi: 1- Kendini Avrupa soykırımının biricik kurbanını gösterir. 2- Amerikalıyı Yahudi'nin kültür ve zeka üstünlüğüne inandırır. 3- Politik entrika çevirir.
"bak hocam" dedi, "şu yeşil dala bak, şu kırmızı topraktan yeşil olarak geldi. Bak hocam, şu kırmızı güllere bak, şu kara topraktan kırmızı olarak geldi. Bak hocam, şu nasırlı ellerime bak, nasıl kımıldıyor ve tutuyor, şu gördüğün topraktan canlanarak geldi. Bak hocam, toprak esastır. Hayat topraktan oldu. Niçin kazıyorum toprağı? Niçin alt üst ediyorum, ağaçların güllerin dibini tırmıklıyorum? Hava girsin diye. Ve sonra su veriyorum. Hava ve su. Ve güneş. Yani Ateş. Bak hocam, Güneş böyle yakmayınca su ve hava bir işe yaramadı. Üçü beraber olunca Toprak hayatı kazandı.
Fuzuli'nin aşkı konuşması, Nedim'in bir huzur şairi oluşu rastlantı değildir. Çünkü dönemleri bir aşk ya da huzur çağıdır. Dostoyevski'yi bir şair sayarsak, ki bizce büyük romancılar da bir anlamda şairdir, onun eserlerini de kargaşalık ve buhranların kapladığını görürüz. Çünkü yaşadığı toplum öyleydi. Ama dostoyevski o kargaşalıktan, buhranlı anlardan, hayret edilecek şekilde, öyle beşeri, evrensel değerler yakalayıp çıkarmıştır ki, insan ruhunun meselelerini öylesine didik didik etmiştir ki, sonunda dünya edebiyatının baş köşelerinden birini almıştır.