İnsan bazen modern hayatın şaşaası ve debdebesi içinde kayboluyor, Allah’tan uzak düşüyor. O’nun susuzluğunu yaşıyor, o susuzluğun verdiği ıstırapla yaşıyor; ama O, her an bizimle. Fakat biz orada mıyız?
Hayat kapalı bir sandıksa, hayret de onun anahtarıdır.
İnsan doğan güne, öğrendiği bir bilgiye, tanıştığı bir dosta, uzun kış günlerinin ardından yeşeren bir ağaca hayretle bakabilmeli. Tüm bunlara hayret nazarıyla bakabilirsek kulağımıza nice Hikmet ve hakikatlerin fısıldandığını fark edebiliriz.