“herkes dışlanan azınlık tarafında olmaktansa, dışlayan çoğunluk tarafında olunca rahat ediyor. Karşı tarafta olmadığı için seviniyor. Hangi çağda, hangi toplumda olursa olsun temelde aynı. Çoğunluğun içinde olunca, eziyet haline gelen şeyleri düşünmeye gerek de kalmıyor.”
“Azınlık tarafta olunca, sürekli eziyetli konuları düşünmek gerekir.”
“Çocukların dünyasında, meseleler o kadar basit gelişmiyor” dedi kadın iç geçirerek. “Diğerlerinden biraz farklı olunca, hemen dışlayıveriyorlar. Yetişkinlerin dünyasında da benzer şeyler olur, ama çocukların dünyasında bunu çok daha doğrudan yapıyorlar.”
Gerçek yaşam matematikten farklıdır. Orada bir şeyler, her zaman en kısa mesafeden akmazlar. Matematik benim için nasıl söylesem, doğanın aşkın halidir. Bana göre güzel bir manzara gibidir. Yalnızca oradadır işte.Yerine bir şey koymanın hiç gereği yoktur. O yüzden matematiğin içine daldıkça, kendimi her geçen an biraz daha saydamlaşıyormuş gibi hissederim.
Matematik suyun akışı gibidir dedi Tengo. Bir sürü sıkıntı veren teorisi vardır elbette. Ama temel mantığı çok basittir. Suyun yüksek yerden alçak yere doğru en kısa mesafeden akışı ile aynıdır ve sayıların da yalnızca tek akışı vardır. Dikkatlice bakınca o rota kendiliğinden belirginleşiverir. Yalnızca dikkatlice bakman yeter. Hiçbir şey yapmana gerek yoktur. Bilincini yoğunlaştırarak bakabilirsen her şeyi o açıklar sana. Bu dünyada matematik kadar bana iyi gelen başka bir şey yok.