Sabah sokakta bütün yön duygumu yitirmiş, fırtınalı gecenin sabahında okyanusun ortasında bir adanın kıyısına vurmuş kadar yorgun, lakin içimde saadete yakın birduyguyla "her şeyi sadeleştiren bir sevinç...
Hayatlarında hiç yalnız kalmamış kadınlar beni anlar mı peki?...
Bu kadınlar hiç duymuşlar mı eşyanın sesini "evde bir nefes olsa keşke" diye iç geçirdikleri tenha bir Pazar gecesinde? Sırf o nefes sesinin hatırına, insan nelere katlanır, bilirler mi? Hayatlarında hep doğru ata oynamış kadınlar için her şey ne kolay. Benim gibi daha ilk yüz metrede kaybedeceği gayet aşikar, düz yolda yürümesini bile beceremeyen atlara düşkün biri için hayat çok farklı bir yer.
Yazsa eğer mevsim, günün en sevdiğim saatleri. Şehirde akşamüstü. Turuncu bir ışık dolar önce pencereden içeri, duvarları boyar, yavaş yavaş gezinir evin içinde, gölgeleri uzatır, sonra sakince çekilir, yerini akşamın griliğine bırakır ve tek tek ışıkları yanar evlerin.