Belki de biz okyanusta o yüzen buzdağları gibiyiz; onlar ayrıymış gibi gözükür fakat eridiğimizde hiçbir şey kalmaz.
Tanım kaybolacaktır, sınırlar kaybolacaktır ve buzdağı orada olmayacaktır. O, okyanusun bir parçası olacaktır.
Ego bir buzdağıdır. Onu erit. Onu derin sevginin içinde erit, böylelikle o kaybolur ve sen okyanusun bir parçası haline gelirsin.
Sana söylemek istediğim şey, özel olduğunu fark et. Onu elde etmeye gerek yok, o zaten orada: Onu fark et. Kendi içine gir ve onu hisset.
Kimsenin parmak izi seninki gibi değildir; parmak izi bile aynı değil. Hiç kimsenin gözleri seninki gibi değil; hiç kimsenin sesi seninki gibi değil; hiç kimsenin tadı seninki gibi değil. Sen kesinlikle sıra dışısın. Hiçbir yerde senden bir tane daha yok. İkizler bile farklıdır: Ne kadar aynı gibi gözükseler de farklıdırlar.
Bireysel çıkarlarının sınırları içinde kaldığı sürece insan, hayatında anlam bulamaz. Anlam için “biz” i keşfetmesi lazım. “Biz”i keşfeden ve kendi potansiyelini geliştirmeye niyet eden insan ise çıktığı yolculuktan hiçbir zaman pişmanlık duymaz.