Bir deniz yolculuğuna çıktığında bindiğin gemi bir limana uğrarsa ve seni su getirmen için yollarlarsa yolda midye kabuğu ve mantar toplayabilirsin. Fakat aklın daima gemidedir. Sık sık başını gemiye çevirip kaptan tarafından çağrılıp çağrılmadığını araştırmalısın . Eğer seni çağırıyorsa elindekilerin hepsini hemencecik yere atıp geri dönmelisin.Hayat yolculuğunda da durum böyledir. Bir kadın veya çocuk nasibini düşmüşse bunları benimsersin .Fakat kaptan seni çağırdığında her şeyi bırakıp ,ardına bakmadan gitmen gerekir .
Tehlikeli hayaller karşısında: Sen bir hayalsin .Bu yüzden göründüğün gibi olman imkansız " demeye hazırla kendini .Sonra iyice incele onu.Ve bu incelemeyi yaparken öğrendiğin kaidelerden bilhassa birincisini yani seni üzen şeyin elinde olup olmadığını bildiren kaideyi göz önünde bulundur. Eğer bu elceğizindeki bir şey değilse kendine hiç tereddütsüz de ki: "Bu benim elimde olan bisey değil!"
Dünyada olup biten şeylerin bir kısmı elimizdedir ,bir kısmı da elimizde değildir. Elimizde olanlar düşüncelerimiz, yaşantımız, arzularımız ,eğilimlerimiz ,nefretimiz yani iradi olarak eylediklerimizdir. Elimizde olmayanlar ise ,mal mülk, şöhret, mevki yani irademiz dışında olan şeylerdir .