Mektup kitabıdır ve gündelik konuşmalar barındırır. Tabiiki mektupları yazan Sabahattin Ali yani normal bir insan değil elbette o yüzden de daha naif hitap şekli gerçekten çok güzel ve incelikli bir eser.
Evlilikten soğutan detaylar yok değil, evlilik öncesi iltifatlar, güzel sözler evlendikten sonraki mektuplarda hiç yok. Sabahattin Beyciğim siz de mi? Yakıştıramadım:)
Bi iki beğendiğim alıntı ile bitirmek isterim:
"Pek az misafirliğe gitmek ve pek az misafir çağırmak istiyorum. Bir sürü fesat ve dedikoducu insanlarla ahbaplık edip ne olacak sanki? Biz birbirimize yeteriz. Değil mi?..."
"Şimdi kapıyı açıp girdiğim zaman beni soğuk bir sessizliğin karşıladığı küçük evde senin güler yüzün tarafından karşılanmak bana saadetlerin en büyüğü gibi geliyor. Biliyor musun, ilk mektuplarımda "Bana böyle şeyler yazma, sonra sana deli gibi aşık olurum." demiştim, oldum işte... Sana bugün çılgın gibi aşığım. Senden ayrı geçen bu günleri cehennemde imişim gibi geçiriyorum."
Keyifli okumalar..