bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü
karım için çok
üzülüyorum
sertleşmiş
solgun
bedenimi
görecek
bir kez, belki de
iki kez sarsacak:
"Hank!"
cevap vermeyecek
Hank.
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalakalacak olan
karım.
ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
(...)
Bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama zekiyim, sadece
geceleri izin veriyorum çıkmasına,
herkes yattıktan sonra.
orada olduğunu biliyorum, derim
ona, kederlenme artık.
Sonra yerine koyarım yine
ama hafifçe öter
tamamen ölmesine de izin
vermiyorum
ve birlikte uyuyoruz
gizli antlaşmamızla
ve insanı ağlatacak kadar
güzel, ama ben
ağlamam, ya
siz?"
(...)
ve
karanlıktaki
o bedenler
şişman
sıska
ve çarpık
kimi bacaksız
kimi
kolsuz
kimi
beyinsiz
ve en
kötüsü:
onları tepeden tırnağa
örten
kesin umutsuzluk.
dayanılır gibi değildir.
kalkar
sokağa çıkıp
bir aşağı bir yukarı