İlgisizlik de bir cevaptır.
Bazen insanlar sana açık açık
"istemiyorum" demez.
Ama davranışlarıyla her gün bunu söyler.
Mesajina geç döner, plan yapmaz, seni belirsizlikte bırakır, konuşmaktan kaçar, vakit yaratmaz...
Ama tamamen de gitmez.
Çünkü senin orada durman işine gelir.
Sorumluluk almadan sana erişebilmek
hosuna gider.
Bu yüzden bazen en büyük olgunluk, birinin ağzından net bir cevap beklemeyi bırakıp davranışını cevap kabul etmektir.
Onun sevgisini kıskanıyordu, sevgisini hissetmeyi artık umut edemese de.
Ondan haber almak istiyordu, ona ulaşmanın hiçbir imkanı olmadığı halde. Onunla mutlu olabileceğine inanıyordu, artık bir araya gelmeleri imkansız göründüğü halde.
Yalnızlıktan bu kadar muzdarip olup herkese sırtını dönmek ve sadece kendinden bahsetmek, Engin Gençtan'ın söylediği gibi "karşımızdakilere kendi senaryolarımız doğrultusunda roller vermek" neden kaynaklanıyor olabilir ? kendimizi pazarlamak için, birilerinin azıcık bizimle ilgilenmesi için gösterdiğimiz bunca çaba, oluşturduğumuz bunca internet sitesi, bloglar, instagramlar,twitterlar……. uyanır uyanmaz düğmesine bastığımız bilgisayarlar, oyun konsolları, kahve makineleri.. bunlar yalnızlığımıza çare olabilir mi?
yoksa dizlerimizi titreten asıl soruyu sormaktan mı çekiniyoruz; "biz yalnız olmak istemediğimiz konusunda samimi miyiz?"