Esra

Hayatın ırmağına kendinizi bırakmış, odalarımıza kapanıp denize varmazdan evvel bir kayaya çarpıp un ufak olmak için dua ediyorduk. Kendimizi o kayaya vuracak cesaretimiz yoktu. Sadece bekliyorduk.
Sayfa 96 - İletişim yayınları
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Demek aşk gidilen ya da kalıp beklenen bir şey değildi. “Aşk yolda olmaktır”
Sayfa 90 - İletişim yayınları
Beklememeyi öğretiyorum çünkü kendime. Kurmamayı, hayatın işine karışmamayı bazen. Yarının kestirilemez hallerine önceden isim takıp da, koşullamamayı kendimi.
Sayfa 83 - İletişim yayınları
Bazen gitmenin mi, yoksa kalmanın mı daha zor, daha hüzünlü, daha çekilmez olduğunu anlamamız için hayatın bize bunu bilhassa yaptığını düşünüyorum. İki seçeneğin de kurtuluş olmadığını anlamamız için.
Sayfa 82 - İletişim yayınları
İnsan, kendisiyle kilometrelerce uzak düştüğü modern hayata ne zaman ikna olmuş diye düşündük ya sonra. Ne zaman alışmış şehrin kafesine kapatılmaya. Pencereden bakıp da sadece başka pencereler görmeyi ne zaman kabullenmiş.
Sayfa 79 - İletişim yayınları