Kameralar altında namaz ve dua… İnsanın kendini vermesi ve huşuunu muhafaza etmesi imkânsız elbette. Kameralar dört bir açıdan sizi izlerken, ağlayarak dua edebilir misiniz mesela? Farzımuhal ağlasanız, Çin gibi bir ülkede muhtemelen “şüpheli” durumuna düşer ve gözyaşlarınızın sebebini izah etmek zorunda kalırsınız. Ve o kameraları koyanlar da bunun gayet farkında.
Çünkü insan söz gelimi, gökyüzüne bakmaya vakit bulamamaktadır. Bu insanın dağ havası teneffüs etmeye vakti yoktur. Bu insanın, nefis muhasebesi yapmaya, murakabeye dalmaya, azıcık kendini dinlemeye vakti yoktur. Yatağına uyumak için bile telaşla koşan bu insan, telaşla uyanan, uyandıktan sonra telaşla gün boyu oraya buraya koşuşturan bu insan, acaba gerçekten hangi dilden anlar? Bunca telaşının, gailesinin arasında senin sesini nasıl duyar?
Amelin değerini küçük ya da büyük olması değil ihlas ile Allah için yapılması belirledi. Talha da, o işi Allah için yapmış, Allah da bu amelini kabul ederek Resulü’nün lisanı ile onu cennetle müjdelemişti.
(Talha radıyallâhu anh Uhud günü peygamberimizin kayanın üzerine çıkmasına yardım etmiştir.)
Talha’ya cennet vacip oldu…