...insan kendisi tokken başkalarının da hep bir şekilde doyurulduğunu sanıyor, yemiştir bir şey diyor, doymuştur, içmiştir, içmez olur mu , yoksa ölür diyor, ama ertesi gün ölü mü diri mi bakmıyor.
Maharet, bilmeyene bilen görünmekmiş anladım da bilmeyenin bilene bu halde sunacağı neymiş? Bilmek, bilmeyenin ne bilmediğini bilmek orayı maden gibi işletmekmiş, hayat yine aynı lezzetsizlikte de olsa becerip yiyemeyene göre bir variyet imiş. Bilmemek ayıp değil, biliyor görünmek görülmezse günah değilmiş.