Ayşe Kulin'in Sevdalinka, Veda romanlarıni okuyup çok sevmiştim. Ancak bu roman tam da roman vasfi kazanamamış bence. Yaşamı Halide Edip 'in Handan i ile parallellik gösteren Handan in hikayesini merakla okumaya başlıyorsunuz .1970 lerin Handan i ile günümüz Handan i arasındaki diyaloglar yer yer tempoyu arttırmış bazen de teknolojik açıklamalarla tempoyu yavaşlatmiṣ.Kurgu ilerledikçe Halide Edip in Handan i gözünüzde yücelesirken Ayşe Kulin in Handan i yaptığı seçimlerle basitlesiyor.Sonra Gezi olayları giriyor tempoyu arttırmak için o da kurgunun bütünlüğünü bozuyor apayri bir hikaye gibi duruyor.
Tanrılar da her zaman mutlu değildir.Insanin yüzündeki bu silinmesi imkansız, gamlı doğum lekesi aslında eser sahibinin vurduğu bir keder damgasından ibarettir.
Yazarin okuduğum ilk kitabıydi ve beklentimin cok çok üstündeydi. Kuraklık yüzünden herkesin terkettigi köyde "Kör"adli köpegiyle kalmayi seçen bir ihtiyar ve elindeki misir tanesini tarlaya ekerek yesertmeye çalıştığı umut anlatılmış. Gözü gibi baktığı mısır filizinin yapraklarindaki en ufak değişikliklerle umut ve karamsarlıgin sarkacinda gidip geliyor okur.Keyifle okudum.