Korku bütün madene yayılıyordu yavaş yavaş. Galerilerden adeta kendilerinden geçmiş gölgeler fırlıyor, fenerler karanlıklarda sallanıyor ve daha sonra kayboluyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kayıp Zamanın İzinde serisinin ikinci kitabı olan ve ismiyle beni çeken romantik felsefik bir kitap beklentisiyle başladığım romanda Marcel'in kalbinin adeta daldan dala atlayişı, genç kızların gölgesinde gezişi anlatılıyor.Ilk bölümde yine Mn Swan sahnede yer alırken ikinci bölüm Marcel ve babaannesinin sahil kasabasına gelişiyle başlıyor ve Marcel'in orda yaşadıkları ve en çok da hissettikleri anlatılıyor. İlk kitaptaki Gilbert'in yerini bu kitapta Albertine alıyor ancak bunun yaninda pek çok kıza da göz kırpıyor Marcel. Kitapta 'bakire' tabirinin sık kullanılması beni rahatsız etse de Marcel'in yaşına rağmen çocuksu düşünceleri yer yer gülümsetiyor.
Bunun yanında Proust okuma deneyimi olarak bana çok şey kattı. Uzun hatta upuzun cümleler okuyucuyu yorsa da kullandığı şiirsel dil ve incelikli doğa manzaraları okumaya derinlik katmış .Hayatla ilgili pek çok cümle var altı çizilip üstüne düşünmelik. Keyifli bir okuma deneyimiydi.