Yunus Emre Divanı
Hazırlayan Selim Yağmur
Elimizdeki kitabın ilk sayfalarında Yunus Emre'nin hayatıyla karşılaşıyoruz. Yunus'un edebi kişiliğinden tutun da yaşadığı dönemin buhranlarına göz atılıyor. Daha sonra Yunus'un şiirinlerine geçmeden Yunus'u Yunus yapan Tasavvuf terimine değiniliyor. Elbette bu bölüm çok yerinde olmuş.
Gelelim o billur gibi şiirlerine. Yunus'un şiirinlerini dil açısından dönemin sosyal durumunun, diğer taraftan konu açısından ise tasavvuf teriminin bilincinde olmadan okursak şu tür söylemlerde bulunmanız olası : Bu mu sade Türkçe? Okudum ama anlamadım...
Şiirlerinin dili bize ağır gelebilir fakat o dönemin Arapça ve Farsça akınlarına rağmen oldukça sade diyebileceğimiz bir anlatım söz konusu. Eseri hazırlayan yazarımız okur zorluk çekmesin diye yabancı sözcüklerin anlamlarını sayfanın alt tarafına not almış.
Şiirler münaacattan tehdide farklı türlerden oluşuyor. İçeriği daha çok tasavvuf. Bolca peygamber kıssası barındırıyor şiirler.
2021 Yunus Emre yılı münasebetiyle yerinde bir okuma oldu benim için.
ATSIZ
Atsız'ın düşüncelerini, fikirlerini ele almak isterdim. Fakat ATSIZ hakkında bu kadar sığ bilgimle yanlış yollara varma endişesindeyim. Çünkü ATSIZ ve düşünceleri ilk görünüşte iki tarafı keskin kılıç gibi. Onun fikirleri hakkında şu anlık bir şey söylemeyeceğim.
Biz kitaba dönelim. Sebahattin Şimşir bey tarafından yazılmış eser, Atsız'ın aynı zamanda sahibi olduğu Ötüken dergisinde "Konuşmalar" adıyla yayımladığı yazı dizinden ötürü aleyhinde alınan kararlar ve yargılanma sürecini kapsıyor. Elbette konu, salt kuru bilgiyle değil ayrıntıları belgelerle destekleyerek sunulmuştur.
İnce eleyip sık dokuyarak konuyu bizlere tüm gerçekleriyle yansıtan yazarımıza teşekkürlerimizi sunmakla yetinelim.