Euphrates

Euphrates
@Euphrates41
Türkçe Öğretmeni
8/10
·80 syf.·
2020 2. kitabı
Hikaye Viyana'da yaşayan Michael von R. adlı yedek subayın başından geçen, insanlık için basit fakat kendi için derin bir uyanışı anlatıyor.Kahramanımız Avusturya burjuvasinin yaşayış tarzını yansıtmakla beraber, bu kesimin ruhsal olarak içinde bulunduğu durumu da çarpıcı biçimde betimliyor.Nedendir bilmem kendini toplumdan soyutlamış roman veya hikaye karakterleri bana daha yakın geliyor. Yusuf Atılgan'ın 'Aylak Adam'ı, Camus'un 'Yabancı'sı, S.Ali'nin Raif Efendisi gibi buradaki karakterimizde duygusal olarak hissizleşmiş, bedenen yaşamdayken ruhen toplumun kalıplarına girememiştir. Maddi durumunun iyi olması sebebiyle hayat kaygısı yaşamamış, istekleri ve tutkularını kolayca elde edebilmiştir.Bundan sebep zaman içinde arzu ve isteklerini gerçekleştirecek çabayı, daha sonrasında bizatihi herhangi bir arzu ve isteği içinde bulamamıştır. İşte bu tekdüze hissiz yaşamın uyanışı ise herkes için basit,sıradan olayların yaşanmasıyla mümkün olmuştur. Bu uyanış ilk önce kahramanın içinde (Freud'un psikanalizi gibi-İD) çocukluktan,geçmişten gelen bir kötülük arzusuyla başlarken daha sonrasında yaratıcının belki her insanın yüreğine koyduğu saf iyiliğin keşfetmesiyle oluşmuştur. Bence yazarın burada verdiği mesaj için; her insanın içinde var olan, yaratılış itibariyle gelen iyilik duygusu insanı belki de diğer tüm canlılardan ayıran, insanı insan olduğu bilincine vardıran en önemli olgudur diyebiliriz. Verdiği mesaj bakımından , dilin yoğruluşu ve Zweig'in edebi dünyasını görmek açısından gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim kitap.
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023172bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Garson tek çay getirmiş.İlk yudumunu annem almış, sonra bardağı babama uzatmış.Her hafta buluşmuşlar,bi çay söyleyip birlikte içerek açılmışlar birbirlerinin denizine.''Dudağımın iz bıraktığı yeri çevirip, oradan içerdi baban'' diyor annem. Gördüğüm en güzel öpüşme sahnesi...
Sayfa 63 - Doğan Kitap
Dallanıp budaklanayım senin için ,gökleri tutsun dallarım. Bin yeşil meyve vereyim, birini yuva bileyim.Bin yıl da kabuğumda bekleyeyim.Bin ceviz sallansın dallarımda, benden hariç bin ceviz.Binini koparsınlar Muazzez,bir bana dokunmasınlar.Sen gelene kadar ben o dalda dururum. Ha, gelmedin diyelim, yokluğunla kururum. Yapma Muazzez, ben o binde bir ihtimale tutundum.
Sayfa 50 - Doğan Kitap
Anneler evlatlarının masumiyetini bir nişan gibi gözlerinin içinde taşıyorlar her zaman, bunu kaybederlerse eğer başka hiçbir şey göremeyecek kadar karanlık bir suçluluk duygusuna gömülüp kalacaklarını sanıyorlar.
Sayfa 19 - Doğan Kitap
İnsafsızın çekicidir ikna; o vurur ve inancın küçük bir çivi gibi yamula yamula gömülür duvarın içine.Herkes sana suçlu olduğunu söylediğinde, sen kendi masumiyetine çok fazla direnemezsin.Günün birinde o çiviyi oradan çıkartsan da duvarda suçlanmış olmanın deliği kalır.
Sayfa 15 - Doğan Kitap