Hayatta tonumuzu bulmak ve buna göre yaşamak kolay bir yolculuk değildir.
Hayatımızdaki küçük bir değişiklik, bir kelebeğin kanat çırpması gibi, bir biriyle bağlantılı yaşamlarımızın bütüncül karmaşık sistemi üstünde dalga dalga etki yaratır. Tüm dünyayı değiştirebilir.
Güzellik, bir kişinin kendi iyiliğini ve kötülüğünü, tatlılığını ve çirkinliğini, cesaretini ve küçüklüğünü bilmesinin bütünlüğünden kaynaklanır. Güzellik, renk,biçim,ölçü bilmeyen o içsel ışıktan gelir. Kendimizdeki ışığı gördüğümüz zaman, herkeste ve her yerde bunu aramaya başlarız. Bunun güzelliğin özü olduğunu biliriz ve artık buna hükmetmeye ya da manipüle etmeye ihtiyacımız kalmaz.
Özgürlük içsel bir süreçtir. Kimse bizim için yapamaz, kimse bunu bize satamaz. Ancak biz kendimizi görürsek, - gerçekten görürsek - çevremizdeki o güzelliği görürüz.
Kurban olmak, haksızlığa uğrayan taraf olmak kolaydır. Kendimizi hep iyi ve suçsuz görmeyi yeğleriz, ancak bu hiçbir zaman hikayenin tamamı değildir. Bazen suçu işleyenin kendimiz olduğunu itiraf etmek çok daha zordur. Bizim de insan olduğumuzu, hata yapabileceğimizi itiraf etmek.