Doğabilimci Darwin şöyle diyor: " Bir Tahitilinin yanında yıkanan beyaz adam açık havada coşkuyla büyümüş, yemyeşil ve hoş görünümlü muadiliyle kıyaslandığında bahçıvan ustalığıyla ağartılan bir bitkiye benzer.
Doğu'ya insanoğlunun attığı adımların izini sürüp tarihi kavramak, sanat ve edebiyat eserlerini incelemek için gideriz; Batı'ya ise girişim ve serüven ruhuyla atılır, yüzümüzü geleceğe döneriz.
Yolculuk, hikayelerimizle başlıyor, ancak orada bitmiyor. Yolculuk, hakikatimizi bulmakta, tanımakta, yaşamakta ve bu çok bölünmüş dünyada yeni bir biçimde sahneye çıkmakta. Birlikte kendimiz için yeni bir hikâye dokuyacağız, bireysel ve kolektif olarak. Özgürlüğün tadı nefis, onun tadına varmak için yapmamız gereken yolculuğa çıkmaya, o yolu yürümeye değer.
Bütün gerçekliğimize basıp dik durduğumuzda, tutarlılıklarımıza ve tutarsızlıklarımıza karşı anlayış gösterebildiğimizde başkalarının hikayelerini duymak ve görmek, yargıyla değil, şefkatle dinlemek çok kolaylaşır. İmkansız bir kusursuzluk idealine tutunmak yerine, kendi karmaşıklığımızı bilerek konuşabiliriz.
"Biz" ve " onlar" hikayesi,içinde bizi de görürsek çözülebilir. Çok zor, belki de hiç bitmeyen bir yolculuk olsa da, sonunda bizi gerçek özgürlüğümüze götürür. Yeni bir tartışma başlatmayı yeni bir yol bulmayı böyle başarırız.