Ne yaşanırsa yaşansın:
İyi
Kötü
Acı
Sevinç
Şiddet
Tebessüm
Savaş
Çaresizlik
Tebessüm
Savaş
hepsinin toplamı= İNSAN
Bu kelimenin içini güzelliklerle doldurmak ne kadar zormuş meğer 😰
" Türkler'de her duruma uygun atasözleri çoktur.." " Sözgelimi derler ki, ne şiş yansın ne de kebap.....Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık sözü de yine onlara aittir."
İsyan dediğin şey, öyle kolay kolay çıkmaz. İnsanoğlunun içinde realitelere karşı daima bir reaksiyon vardır. Vardır da bireysel reaksiyonların toplu bir tepkiye dönüşmesi için normalden öte birikimler gerekir.
Açlık gerekir.... Susuzluk gerekir... Umutsuzluk gerekir.
Struma'da bunların hepsi vardı.
Refik Saydam' un ölümü üzerine başbakanlık görevine gelen Şükrü Saraçoğlu ( 1842 ), hükümet programını okurken, milliyetçi çizgiyi daha da netleştiriyordu: " Biz Türk'üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz ve her vakit bu istikamette çalışacağız."
Anayasa ve Devletler Hukuku Profesörü Mahmut Esat Bozkurt, olayın adını tam koymuştu:
" Sadece Türk milleti bu ülkede etnik ya da ırki bir takım haklar isteyebilir. Başka hiçbir kişinin buna hakkı yoktur. Saf Türk olmayan hiç kimsenin bu ülkede hiçbir hakkı yoktur; onlar sadece ve sadece hizmetçi ve köle olma hakkına sahiptirler. Bu gerçeği dost düşman herkes, dağlar bile bilmek zorundadır."
Başbakan İsmet İnönü'nün tavrı da o günlerde bu konuda son derece açıktı:
Biz açıkça milliyetçiyiz. Milliyetçilik, bizi birleştiren tek nedendir. Türk çoğunluğunun yanında diğer unsurların hiçbir etkisi yoktur. Her ne pahasına olursa olsun, ülkemizde yaşayanları Türkleştirecek, Türkler'e ve Türkçülüğe karşı çıkanları yok edeceğiz."