Eğer tanrı en kötü ve bayağı şeylerin dünyaya musallat olmasını istememiş olsaydı hiç kuşkusuz elini kaldırır,bütün bu alçak ve iğrenç şeylerin tümünü dünyanın sınırlarından sürüp çıkarırdı.Çünkü hangimiz tanrısal iradeye karşı koyabiliriz?Bir günah işlendiğinde ona işleyecek gücü veriyorsa eğer,suçların tanrının iradesine karşı işlenecektir nasıl varsayabiliriz?Ama eğer bir kimse tanrının iradesi olmadan bir kusur işleyebiliyorsa o zaman Tanrı kendisine karşı gelen ve bunu işleyecek güce sahip olan insandan daha zayıftır.Buradan anlaşılır ki tanrı dünyayı var olduğu şekilde istemiştir,çünkü eğer daha iyi bir dünya istemiş olsaydı daha iyisine sahip olurdu.
Eğer tanrı günahları istiyorsa ,onları işleyen odur;yok eğer günahları dilemiyorsa onlar yine de işlenmektedir.Dolayısıyla onun ya öngörüsüz,ya iktidarsız,ya da zalim olduğunu söylemek gerekir.Çünkü o hükmünü ne nasıl icra edeceğini biliyor,ne onu icra edebiliyor,ne de buna aldırış ediyor.
Bir insan sevdiği bir şeyden sevgisi tamamen yok olacak şekilde nefret etmeye başlamışsa,duyguların nedeni aynı olduğundan,o şeye karşı o şeyi hiç sevmemiş olduğu zamankinden daha fazla nefret duyacaktır ve bu nefret,önceki sevgisi ne kadar büyükse o kadar büyük olacaktır .