(spoiler içerir)
Aklı Elinor’un tutkuyu ise Marianne’in temsil ettiği bu kitapta babasının ölümünden sonra iki kardeşin hayatının değişimini ve yaşadıkları aşkları ele alınıyor . Marianne’in
acısını ve aşkını saklamadan en açık şekilde yaşaması ve Elinor’un her şeyi içinde yaşayıp aklına yatırmaya çalışması da iki kardeşin zıtlığı olarak yansıyor.Kitap anlatım dili olarak oldukça akıcıydı ve olaylar birbirine güzel bir şekilde bağlanmıştı ama bence Lucy olayı daha farklı bitebilirdi çünkü bence pek de mantıklı olmayan bir şekilde bitti.
Karakterler
Marianne Dashwood : Tüm duygularını doruklarda yaşayan sanata meraklı,zeki, güzel ve aklındakini söylemekten çekinmeyen bir kız.
Elinor Dashwood : Duygularını daha içte yaşayan acı çekse bile etrafına en ufak şekilde hissettirmeyen olgun,zeki-akılcı,iyi huylu bir kız.
Mrs Dashwood : Dashwood kızlarının annesi karekteri Marianne’e daha çok benziyor genel olarak duygusal bir kadın ve olgun olması gereken konularda genellikle Elinor’a danışıyor.
Margaret Dashwood: Dashwood’ların en küçük kızı yaşı küçük olduğu için olaylarda pek bir yeri yok.
John Dashwood : Kızlarla annesi farklı olan ve babasının mirası kalan erkek kardeşleri (bir iki yerde kardeşlerine sahip çıkmamasının vicdan azabını çekiyor).
Mrs John Dashwood (Fanny): John’un karısı soğuk,bencil ve pek de zeki olmayan aklı sadece kendi yararı gördüğü şeylere çalışan bir karakter.
Willoughby: Marianne’in deli gibi sevdiği adam ilk başlarda hareketli-sosyal sevecen sanattan anlatan bir tip gibi görünerek Marianne’i etkileyen ancak karakteri daha sonralarda ortaya çıkan bencil bir tip.
Edward Ferrars: Ferrars’ların en büyük oğlu kendi halinde ve kardeşlerine göre daha iyi bir adam.
Mrs Ferrars:Fanny’nin annesi karakteri Fanny gibi oğullarının politikayla uğraşıp