Anlamak için mi okudum, okumak için mi anladım bir türlü çözemedim bir anafor misali. Okudukça çözüme kavuşur dedikçe daha ilerledikçe aslında asıl çözümün asıl cevabın kişinin kendisine bırakıldığı hissini veriyor bu da her okuduğun kesiti tekrar tekrar okuma hissi uyandırıyor taki cevaba ulaşana kadar.
Susmanın en büyük erdem olduğunu unuttuğun bir gün geçirdin bu günü unutma ve sus, bağırmak, çirkefleşmek karşıdakine bir şey yapmaz ama senin kalbine leke sürer inançlarını, değerlerini zedeler.
Dert nerede ise deva oraya gider. Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider. Soru nerede ise cevap oraya gönderilir. Gemi nerede ise su oradadır. Suyu bulmak istiyorsan susuzluğu elde et ki, sular fışkırmaya başlasın " (Mesnevi, Cilt 3) . Halil Cibran da, ''Biz sevinçlerimizi ve hüzünlerimizi onları yaşamadan çok önce tercih ederiz" derken bu gerçeği kastediyor olmalıdır.