Koşup bana geliyor ve soruyorsun: "İyi de, sevgili, büyük doktor! Ben ne yapayım, ne yapmak gerek? Evimin bütün köşe bucağı çöküyor, duvar çatlaklarından rüzgar bütün şiddetiyle üfürüyor, çocuğum hasta ve karım sefalet içinde ve ben de hastayım. Ben ne yapayım, ne yapmak gerek?"
Evini granitin üstüne kur. Kaya senin doğan, onu zora koşuyorsun, çocuğunun vücut sevgisini, karının aşk düşünü, 16 yaşındayken kurduğun kendi yaşam düşünü. Hayallerini küçük bir parça haikat için kullan. Politikacılarını ve diplomatlarını cehennemin dibine yolla! Yazgını kendi avucuna al ve hayatını kaya üstüne kur. Komşunu unut ve kendi iç sesini dinle! Komşun da sana müteşekkir olacaktır. Bütün dünyada iş arkadaşına, artık ölmek için değil, yalnızca yaşamak için, çalışmak istediğini söyle. Cellatlarının ve asılmışlarının idamlarına koşmak ve bağırmak yerine, insan yaşamını ve varlığını korumak için bir yasa yap. Böyle bir yasa, senin evinin sağlam temelini oluşturan granit bir kaya parçası olacaktır. Küçük çocuklarının sevgisini, azgın, doyumsuz karıların ve heriflerin tecavüzünden koru. ... İş verip, yönetmek durumunda olursan, seni sömürenin sömürüsünden daha baskın çıkmayı bırak. ... Bütün ülkelerde kensin gibi olanlarla bağ kur, çünkü onlar iyisiyle kötüsüyle senin gibiler. Bırak, çocuğun, doğa (ya da tanrı) onu nasıl yarattıysa, öyle büyüsün. Doğayı düzeltmeyi deneme. Onu anlamayı ve korumayı öğren. Boks maçı yerine kütüphaneye git, ... uzak ülkelere seyahat et. Ve her şeyden önce doğru düşün, seni sessizce uyaran iç sesine güven. Yaşamın kendi elinde, onu başka kimseye bırakma, en az da seçtiğin önderlere. Kendin ol! Bunu sana şimdiye dek pek çok büyük insan da söyledi!