kurtuluşsavaşı canhıraş şekilde devam ederken, üstelik hiç de iyi gitmezken... yunan ordusu kütahyayı işgal etmiş, eskişehirin sınırlarına dayanmışken... olur da ankara ele geçer diye meclis arşivi kayseriye taşınmışken...
telaş yok. bir an bile umutsuzluğa kapılmıyor. ümidini asla yitirmiyor. tutmuş, milli eğitim kongresi yapıyor! 10 temmuz 1921'de, darülmuallımun salonunda iki yüzden fazla öğretmenin, okul müdürünün ve gazete temsilcilerinin katılımıyla kongre gerçekleşiyor.
düşman o kadar dibimizde ki 31 ağustosta polatlı istasyonu yunanların top atışlarıyla çınlanıyor. aynı günlerde cepheden gelen yaralıları hastanalerde yer kalmadığı için ankaralılar evlerine almaya başlıyorlar.
öğretmenleri ağırlayan darülmüallimin binası, bu defa doktorların konferanslarına yer veriyor. savaş yaraları, salgın hastalıklar, hepsi üst üste. bir avuç doktor da yetişemiyor zaten. evlerdeki gazilerin durumu içler acısı. bu yüzden işte, refik saydamdan tutun adnan adıvara kadar herkes orada. konferanstan öte "müsamere" ismini vermişler, ki herkes görerek öğrensin.
salonun sahnesinde yara nasıl sarılır, kurşun nasıl çıkartılır, doktorlar uygulamalı olarak gösteriyor. ankara halkı da izliyor ki evdeki yaralılara ona göre müdahale edebilsinler.