Yine bir akşam, pilavı tahta kaba koyarken ilham desem biraz abartılı olur ama içimden bir şeylerin kayıp gittiğini hissettim, bu şeye felsefi bir belirti diyesim geldi ve nihayet buna teslim olarak başım, göğsüm, her bir noktam şeffaflaştı.
Burnunuzu görmeseler veya ağzınız saklı olsa da, tek ihtiyacınız olan gözlerdir -onlara bakıldığında, gözler insana hayatı daha güzel yaşamalı diye düşündürüyorsa bence iyi...
Sanki bir kutuyu açınca içinde küçük bir kutu varmış, o küçük kutuyu açınca içinde daha da küçük bir kutu, onu da açınca yine, yine daha küçük bir kutu, o kutuyu açınca küçük bir kutu daha... sonra bu şekilde yedi, sekiz... Açtıkça sonunda nihayet zar kadar küçük bir kutu çıkmış ve onu da açınca hiçbir şey yokmuş, bomboşmuş gibi bir his.