Dost kisvesine bürünmüş bir düşman ile mücadele etmek; tevhid diniyle savaşmak amacıyla takva ve tevhid elbisesine bürünen şirk dini ile savaşmak zordur.
Tarih boyunca uyutan, meşrulaştıran, dolandıran, halkın sorumluluk bilincini yok eden, sınıfsal ve ırksal yapıyı meşru gösteren ve ilahları dahi milliyetçi olan dine karşı mücadele eden; hak din, yani tevhid diniydi.
Her toplumda, her dönemde ve her kesimde mevcut bulunan yönetim biçiminin ve ekonomik sistemin formu, şekli nasıl olursa olsun, her zaman mevcut dinin o sisteme karşı duruşu şöyle olmuştur: İnsanoğlunun fıtratında var olan halkın dini inançlarını ve duygularını istismar ederek mevcut durumu meşrulaştırmak ve kitabına uydurmak.
Benim sözünü ettiğim din, geçmişte tahakkuk etmiş ve toplumda hâkim olan din değil; aksine sözünü ettiğim din, tarih boyunca topluma hâkim olan dini ortadan kaldırmayı hedef edinmiş dindir.