Bazı önyargılarım yüzünden okumayı tercih etmediğim bir yazardı Orhan Pamuk. Ancak Masumiyet Müzesi beni en etkileyen kitaplardan biri olarak kütüphaneme yerleşti. Böylesine takıntı derecesinde bir sevginin kurgulanması bile ciddi bir emek gerektirir. Kitabı okuyup sonrasında imkanınız varsa İstanbul’daki müzesini de gezmenizi tavsiye ederim. Kitap için mi o müze oluşturulmuş, yoksa müze için mi kitap yazılmış tam olarak çözemediğim, birbirini tamamlayan harika bir eser olmuş.
Sanki kafalarında kesin olan hiçbir yol, hiçbir ayrım, hiçbir renk yok. Onlara her şey aynı geliyor; her şey gri.
“Onlarda eksik olan ne?” “Yaşama sevinci. “
Tüm bu süre zarfında Arren, içinde gitgide büyüyen ve onu hareket etmekten alıkoyan, sanki bedenini ve aklını sağlam iplerle sımsıkı bağlayan, ağır, hasta edici bir korku duymuştu. Bu korkuya karşı savaşmak için içinde hiçbir cesaret yoktu; sadece kaderine karşı hissettiği donuk bir çeşit içerleme.