+Sence bu yarasa seni çok mu seviyor?
-Sevmez olur mu...
+Yürekten mi seviyor?
-Kesinlikle.
+Öyleyse geleceğine emin olabilirsin. Biraz gecikebilir, ama bir gün mutlaka seni bulacaktır.
Çaresizlikten yatağıma oturdum. Oturduğum yerden içleri bomboş olan ayakkabılarımı görebiliyordum. Onlar da oradan oraya savrulan yüreğim gibi bomboştular.
Şairler de yazarlar gibi, kadının gerçekliğini anlamaya çalışıyorlar, ama bu güne kadar onun kalbinin sırlarını anlayamadılar. Çünkü ona sadece arzularının prizmasından bakıyorlar ve onu sadece vücudunun güzelliğine göre ya da nefretin o deforme eden büyütecinden bakıp değerlendiriyorlar; böyle olunca da, onda zayıflıktan ve boyun eğişten başka bir şey göremiyorlar.