Eylem

Eylem
@Eylem___
~~~~~ #72630998 #64965953 #59154348 “Bunlar, engerekler ve çıyanlardır Bunlar, aşımıza, ekmeğimize göz koyanlardır Tanı bunları! Tanı da büyü”
“... birden odanın kapısı küt diye ardına kadar açıldı. Kapının çerçevesi içinde Emirdağ'ın delisi Battal belirdi. Bağırdı: "Selamünaleyküm!" Kaymakam öfkelendi: "Ulan deli, baksana çalışıyoruz. Çık dışarı!" "Kızma beyim, biliyorum, onun için geldim. Duydum ki Kemal'in askeri çıplakmış. Allah şahidimdir üzerimdekinden başka çamaşırım yok. Çoraplarımı getirdim. Şimdi yıkadım, temizdir." Yaklaşıp masanın üzerine bir çift ıslak yün çorap koydu. Çarıklarını sıyırıp odanın ortasında bıraktı: "Aha bunlar da çarıklarım. Haydi kolay gelsin!" Çıplak ayak, huzur içinde yürüyüp çıktı. Kapıyı gümleterek kapattı. “
Sayfa 252·Kitabı okudu
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“... M. Kemal'i ilk kez gören Nesrin, ziyaretten sonra Faruk'a, “Daha yaşarken efsane gibi bir insan, nasıl bu kadar mütevazı ve nazik kalabiliyor?" diye sordu. Yan yatakta yatan tek kolu kesik bir binbaşı söze karıştı: "Bir insan gerçekten büyükse böyle olur. Ama şunu diyeyim: Savaş sırasında çok titiz, hatta serttir. Hatayı affetmez. Çanakkale'de karargâhında çalışmıştım, ordan bilirim." “
Sayfa 248·Kitabı okudu
Tarih
“... "Salih.." dedi, "..kardeşimden mektup geldi. Paraları bitmiş. Şu notun gizlice anneme ulaşmasını sağla." "Başüstüne." Not çok kısaydı: “Bankadaki parayı harcayın. Yetişmezse evdeki halıları satın." “
Sayfa 245·Kitabı okudu
Tarih
“... Vahdettin; "Türkiye'nin bugünkü ıstırabından sorumlu olanlar nüfusun ancak yüzde onudur" dedi; kısa bir duraksamadan sonra devam etti: "İngiltere Anadolu'daki savaşı neden durdurmuyor, anlamıyorum. Birkaç savaş gemisini İzmir'e, bir-ikisini de Karadeniz'e yollamanız, iki yanı da mantıklı davranmaya zorlar." (İngiliz Yüksek Komiseri) Sir Rumbold Padişah'a hayret ve gizli bir acıma ile baktı. Çok zavallı bir duruşu vardı. İngiltere Sevr'e karşı çıkan M. Kemal'i değil, elbette Sevr'i benimseyen onu tutacaktı. Ama bu 600 yıllık devletin hükümdarının, olup bitenlere akıl erdiremediği anlaşılıyordu. Ne Yunanistan'ın İngiltere için anlamını kavramıştı, ne de Ankara'nın bir çift savaş gemisiyle dize getirilemeyeceğini. Sözü uzatmadı, "Barışı sağlamak için uygun zamanın henüz gelmediğini" söylemekle yetindi. Konuşma Vahidettin'in sızlanmaları ve Yüksek Komiser'in avutucu cevapları ile sona erdi. Konuşmanın tutanağı, tarihin gurur ve utanç verici olaylarla dolu belgeliğinde hak ettiği yeri aldı. “
Sayfa 244·Kitabı okudu
Tarih