Akıllı hiçbir köylü buradaki alçak kayalığın altında uykuya dalmaz çünkü burada her kim uyursa, ruhundaki "iyi insanı" çaldırmış bir "aptal" olarak uyanabilir.
Katışıksız duygularımızın olmaması yaşamdaki büyük dertlerden biridir. Düşmanımızda sevdiğimiz bir yön, sevgilimizde ise hoşlanmadığımız bir yön her zaman vardır. Bizi yaşlandıran, alnımızı kırıştırıp gözlerimizin çevresindeki izleri derinleştiren, ruh durumlarının bu karmaşasıdır.
Zira bu doğaüstü güruh her zaman eli boş dönmez. Bazen bir gelin veya yeni doğmuş bir bebek de onlarla birlikte dağlara gider; kapı arkalarından kapanır ve bebekle gelin bundan böyle perilerin insansız ülkesinde yaşar; yeterince mutlu ama kıyamet günü parlak bir buhar gibi havaya karışmaya mahkum. Çünkü hüzün olmazsa insan da var olamaz.