Ölümün bir hareketsizlik, yaşayanların hayatlarından çıkıp uzaklara gidiş olduğunu biliyordu. Ve John Thornton' un öldüğünü biliyordu. Bu, onun içinde bir boşluk yarattı. Açlığa benzer bir boşluk. Ağrıyan, ağrıyan, hiç durmadan ağrıyan bir boşluk. Hiçbir yemeğin doyuramayacağı bir boşluk.
Uzun bir ömür sürmüştü. Güçlü bir yaşam. Dövüş ve mücadele dolu bir yaşam. Ve işte sonunda, başı kendi fırlak kemikli koca dizlerine kadar bile gelmeyen bir yaratığın dişlerinde geliyordu ölüm.