Eyyüp Başaran

Eyyüp Başaran
@Eypbsrn
Kayıtsızlığın kuramcısı payesi verilen, derisi yüzülmüş biri; kuşkucu geçinen, çırpınmalar içinde biri.
Terziler Geldiler
  Terziler geldiler. Kırılmış büyük şeylere benzeyen şeylerle daha çok koyu renklere ve daha çok ilişkilere Bir kenti korkutan ve utandıran şeylerle. Kumaşlar bulundu ve uyuyan kediler okşandı. Sonra sonsuz çalgısı sevinçsizliğin. Çay içmeye gidenler vardı akşamüstü, parklara gidenler de Duruma uymak kısaltıyordu günlerini artamayan eksilmeyen bir hüzünle.. Yorgun ve solgundular, kumaşları buldular, kenti doldurdular O çelenk onbin yıllıktı, taşıyıp getirdiler Ölülerini gömmüşlerdi, kalabalıktılar, tozlarını silkmediler Bütün caddeler boşaldı, herkes yol verdi, "Tanrıtanır kadınlar ve cumhuriyetçiler piyangocular, çiçek satın alanlar, balıkçılar ağlarını, paraketelerini, ırıplarını, oltalarını zokalarını, çevirmelerini ve kepçelerini topladılar. Sigaralarını yere atıp söndürdüler sigara içenler." Bir şey vardı ısınmaz kalın kumaşların altında, kesip biçtiler Patron çıkardılar, karşılaştırdılar,
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bunlar boş işler, benim ilk sene atanmam lazım acil.
Her çağın nevi şahsına münhasır hastalıkları vardır. Ni­hai olarak antibiyotiğin keşfiyle sona eren bakteriyel hasta­lıklar çağı gibi. Gribal salgın karşısında duyulan muazzam endişeye rağmen bizler bugün viral bir çağda yaşamıyoruz. Bağışıklık tekniği sayesinde o çağı çoktan geride bıraktık. Hastalık veçhesinden bakılacak olursa, başlamakta olan 21. yüzyıl ne bakteriyel ne de viral; bilakis sinirsel [neu­ral] olarak hemahenktir. Depresyon, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu [DEHB], sınırdaki kişilik bozuk­luğu [SKB] veya Tükenmişlik Sendromu [TS] gibi sinirsel hastalıklar başlamakta olan 21. yüzyılın patalojik manza­rasını tayin etmektedir.
Tam anlamıyla çıplak ve kökten geçicilik haline dö­nüşmüş yaşama, insanlar hiperaktiviteyle, işkoliklikle ve üretimle karşılık veriyor. Günümüzdeki hızlanma da, bu varlık noksanlığıyla alakalıdır. İş ve performans toplumu kesinlikle bir özgürlük toplumu değildir. Bu toplum yeni zorunluluklar üretir. Efendi ve hizmetkârı diyalektiği, her bir insan tekinin hem özgür hem de aylak olabildiği o top­lumu sona erdirmez. Diyalektik, efendinin de çalışma kö­lesi olduğu topluma doğru götürür.
Günümüz toplumu artık Foucault'nun bahsettiği hasta­neler, umarhaneler, hapishaneler, kışlalar ve fabrikalardan oluşan bir disiplin toplumu değil. Bunlann yerini çoktan beridir fitness salonları, bürolardan oluşan gökdelenler, bankalar, havaalanları, alışveriş merkezleri ve gen labora­tuvarları aldı. 21. yüzyıl toplumu artık bir disiplin toplumu değil, performans toplumudur. Sakinleri de "itaatkar özne" değil, performans öznesidir.