Ancak, "Şimdi artık sahici arkadaşsın sen!" dediği zaman fark ettim. Cümlesini tekrarladı, ben de, "Evet," diye yanıtladım. Arkadaşı olmuşum, olmamışım bence birdi, ama o, bunu candan ister görünüyordu.
Geleceğim sana, geleceğim
Ellerimde kırmızı güllerle
Dilimde sana yazılan şiirlerle
Geleceğim diyorum, geleceğim
Ait olmadığım bir yerdeyim
Sensiz geçen her gün için kederliyim
Ellerimde kırmızı güllerle
Geleceğim diyorum sana, geleceğim
Bakıp göremediğim bir yerdesin
Ruhum ile gezintiye çıkar haldesin
Dilimde sana yazılan şiirlerle
Geleceğim diyorum sana, geleceğim
Kalbim Çin Seddi ile çevriliydi
Aşkının ihtilâline kadar
Varacağım elbet bir gün sana
Geleceğim diyorum sana, geleceğim
Senden başka yok bir durağım
Kalbinin ortasıdır duracağım
Her haliyle sana ait olan benle
Geleceğim diyorum sana,geleceğim
Buralar bana göre değildir sevgilim
Sessizliğin verdiği ayazla üşümekteyim
Seni düşünerek ısıtıyorum içimi
Geleceğim diyorum sana,geleceğim
Ağır ağır göçerken bulutlar
Seni güneşin kızgın emsalinde sevdim
Yalnızlık çökerken şehre
Seni Ayın mehtabında sevdim
Yorgunluğum aşkım kadar ağır geliyor
Kaybolan gençliğim kadar da meftun
Dalgınlığım tüm evreni sararken
Yorgun ve bitkin halimle seni aradım
Bu gece başka bir hava var gökyüzünde
Yıldızlar asuman olmuşlar sanki
Gökler daha bir karanlık olmuş
Kar da yağmur da yağmak için bir bahane arıyorlar sanki
Bugün de bir başka ruh halim
Yağmur yağmamış bir çöl misaliyim
İçimde oluşan binlerce boşluk
Ve o boşluğa koymaya çalıştığım sen...
Neden bilmiyorum ama o boşluğuma da anlamsız geliyorsun artık
Göklerde bir mekan tutmak ve orada kalmak
Artık zor geliyor bana
Bilirsin yıllardır hep aynı durkata bekledim seni
Benim durağa gelmeyeceğini bilmediğim halde
Gelip geçen hiçbir yolcuya eşlik etmedim
Gökyüzünde ayın o ışıltılı mehtabında
Seni alıp yolculuğa çıkardım
Sonra o görkemli mehtaptan saklanıp seni yanıma alıp kaçardım
Bir gülüşün vardı
Ah! Ne kadar da derindi bilemezsin
Bir komutan olsa dünyayı fethederdi
Bir deniz olsa derinliğini ölçemezdin
Bir yüzün vardı
Ah! Ne kadar da aydınlıktı bilemezsin
Bir vadi olsaydı uğruna cenkler yapılırdı
Bir güneş olsa tüm dünyayı aynılatırdı
24 EYLÜL 1945
En güzel deniz :
henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk:
henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz :
henüz söylememiş olduğum sözdür