Firdevs

Firdevs
"Sonsuzluk, Gerçeklikteki felaketleri çözerken, aynı zamanda zaferleri de yok ediyor. İnsanlığın daha yüksek aşamalara gelebilmesi için büyük sınavlarla karşılaşması gerekir. Tehlike ve tedirgin güvensizlikten insanlığı daha yeni, daha yüksek zaferler kazanmaya iten bir güç doğar. Bunu anlayabiliyor musun? Sonsuzluk insanı kuşatan tuzakları ve sefaleti bertaraf etmekle onun kendi iyi ya da kötü çözümlerini bulmasını engelliyor, zorluklardan kaçarak değil, zorlukları zapt ederek ulaşılabilecek gerçek çözümlerini,"
2024 Okuma Raporları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Zeka sahibi varlıklarda dışa açılmak, yıldızlara ulaşmak, yerçekimi hapishanesini arkalarında bırakmak gibi içgüdüsel bir arzu mu vardı acaba? İnsanları defalarca gezegenlerarası seyahatler düzenlemeye, Dünyanın yaşanabilir tek yer olduğu bir güneş sisteminin ölü gezegenlerine tekrar tekrar gitmeye zorlayan neden bu olabilir miydi? Sonsuzluğun durmadan uğraştığı yanlış uygulamalara neden olan bu kaçınılmaz başarısızlık, insanın her şeye rağmen bu hapishaneye dönmek zorunda olduğunun bilincinde olması mıydı?
Alıntı
Ulusallığın bir başka belirgin karakteristiği kültürse, özgürlük ve bağımsızlık alanında, 'sistem'e karşı gösterilecek direnişin, kültür alanında da gösterilmesi gerekiyor. Ulusal kültürü, ulusal geçmişten yararlanmadan yaratamayız. Bu da, İnönü döneminde olduğu gibi Yunan/Latin klasiklerini başucu kitabı yapmakla olmaz, tam tersine, Mustafa Kemal döneminde olduğu gibi, Türk Tarih Kurumu'nun, Türk Dil Kurumu'nun, işi ciddiye alıp, ulusal tarihi ve dili, üzerinde çalışacak zemin olarak belirlemesi ile olur. Buysa, içinden geldiğimiz Doğu/İslâm/Türk/ Bizans kültürlerinin, çağdaş yöntemlerle kaynaştırılması, bileşkesinin alınması anlamına gelir. Bilmem farkında mısınız, sıraladığım bu şeyleri yapmak, yaratıcılığı zorunlu kılıyor. Zaten İnönücülükle Atatürkçülük arasındaki gerçek fark da buradadır. Mustafa Kemal yeni bir ülke yapmayı istiyordu, İnönü ise bu ülkeyi Batılı emperyalist sistemin ülkelerine benzetmeyi.