Emirhan

Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Zamanımızın Bir Kahramanı özellikle bu tür bir muhakemeye ilişkin olarak ironiktir. Yani hayatın parçalara ayrılmış yönünü, deneyim anlarını, genel bir kalıba uydurma arzusunu görmezden gelmekten çok, vurgulayarak onaylamaktadır. Eğer bu proje nihai olarak ve ister istemez imkansız ise, projeyi ayakta tutan duygu yine de tam bir saygınlığa sahiptir ve insanın gerçek ve akla uygun yönü olarak tasvir edilmektedir. Ancak Zamanımızın Bir Kahramanı, bu varoluşsal çıkmazdan bir ölçüde kurtulmayı sağlamak için karmaşanın safça onaylanmasından daha öteye gider. Gruşnitski’den yazara kadar romanda hiç kimse öznel deneyimin anlaşılmazlığını aşmayı ve sonuç olarak her şeyin üstünde bir kalıp elde etmeyi başaramasa da, özbenliğin bu kasvetli kısıtlılığı sistematik bir incelemeye tâbi tutularak seyreltilmektedir. Lermontov bize kişisel deneyimin gerçek anlamda aşılmasının mümkün olmadığını söylemektedir, ancak bu yöndeki evrensel dürtü üzerinde kafa yorarak aksi takdirde bizi çevreleyecek olan karmaşadan kurtulabiliriz. Zamanımızın Bir Kahramanı’ndaki ironi, birisinin hayatını, hayatı açıkça sahip olmadığı o nihai mantıklılığa sahipmişçesine samimi bir biçimde yaşamasını anlatmaktadır. Bu bilginin sınırlarının, ne yaptığını bilen ve dolayısıyla bilgiyi en azından kısmen genişleten bir kabullenilişidir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Ancak kapsamlama tarzının metodolojik endişelerinin yanı sıra, tartışmanın asli yönüne şekil verdiğini de belirtmek gerekir. Günün çözüm bekleyen meselesi, dünyanın değişim gündemindeki bir unsur olarak Rusya’nın konumu idi. Yazarlar bu konuya ilişkin olarak farklı görüşlere sahip olabiliyorlardı, ancak Rusya’nın daha büyük uluslararası bir bütünün parçası olması (ya da olmaması) ihtimali, anlaşmazlığın sürekli olarak vuku bulduğu çerçeveyi oluşturuyordu. Dolayısıyla, Çaadayev’in “Felsefi Mektuplar” adlı bir eserinde Rusya’nın Avrupa’dan izole olmasına yönelik son derece etkili saldırısı -“Evrensel fikirlere sahip değiliz, her şeyi bireysel, geçici ve eksik”- bile, çarpıcı bir yenilikten çok, sadece ortak referans çerçevesinin daha dahice ve ikna edici bir biçimde yeniden düzenlenmesidir. Kapsamlama tarzının etki alanı belki edebiyat tarihinde bir örnekle ortaya konulabilir. Marlinski ve Polevoy, farklı kitaplara odaklanmış olmalarına rağmen, Zagoskin’in yönteminin aynı fark edilmeyen niteliğine, onun alt başlıklarına itirazdan bulunmuşlardır. Ancak Polevoy’un Yuri Milosvaski: 1612’de Ruslar’a ve Marlinski’nin daha sonra Roslavlev: 1812’deki Ruslar’a karşı çıkmasının nedeni, Zagoskin’in bir grup karakterin tüm Rusya’yı temsil edebileceğini ileri sürme cesaretini göstermesi değil, onun plana yeterince uygun davranmamış olmasıdır. Bu üç yazar da, sezgisel olarak kapsamlayıcı bakış açısını benimsemişlerdir.
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Tarihçinin görevinin örneğinin eşitsizliğin dünyada hep var olduğundan hareketle çağdaşlarını eşitsizliği kabule ikna ederek geçmişten yararlanarak bugüne açıklamak olduğunu ileri sürmek için sadece tarihi belirli bir politik yönelime doğru yönlendirmek değil, aynı zamanda belirli bir retorik tarzını da duyurmak gerekir. Tarihçinin görevini gerçekten de bu şekilde tanımlayan Karamzin aslında biri bilinen (değişmez, rasyonel geçmiş), diğeri ise büyük ölçüde bilinmeyen (belirsiz, özellikle günümüzdeki politik belirsizlik) iki dönemi karşılaştırarak anlam peşinde koşuyordu. Polevoy, bunun tam tersine, olayların günümüzdeki ilgisi olduğundan değil, mantık ya da bazen bütün olarak adlandırdığı birleşik ve aşkın bir anlamın içinde yer aldıkları ölçüde önemli olduklarını ileri sürmüştür. Ancak burada önemli olan şey, Polevoy’un tarihi başka bir açıdan göstermek istemesine karşın, uyguladığı retorik stratejisinin Karamzin’inkine benzer olmasıdır. Her iki adam da, gerçek bilginin, birisinin kavranabilir anlamının diğerinin anlaşılmazlığına ışık tuttuğu bu iki dönemin bilinçli olarak yan yana koyulması ile elde edilebileceğini ileri sürmektedirler. Bu, dünyayı kapsamlamayla ele almaktır.
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Dolayısıyla Lermontov, tarihî romanın aşkın bir mantıksal düzene ilişkin coşkulu varsayımının yerine bu ideale yönelik bir aşamalı aşkınlık sürecini koymuştur. Ancak Lermontov’un yöntemine ilişkin son bir aşırılık söz konusudur. Zamanımızın Bir Kahramanı’nın büyük bir bölümünün kucaklayıcı ve birleştirici bir role dair yazarın iddialarını reddetmeye adanmış olması nedeniyle, bu sürecin sonunda durması gereken vekil, yani yazarım kendisi vaat edilen bilgiyi gerçek anlamda asla sunamamaktadır. Son olarak, kitapta deneyimin bütün özelliklerini, onları şaşmaz bir anlama göre organize ederek güvenilir bir biçimde birleştiren bir bakış açısı sunmamaktadır. Ancak Lermontov’un smacının yerine getirilmesi için, ortaya çıkan kararsızlık yadsınamaz ve baskınken, toplam kaosun böyle olmadığını göstermek yeterli ve bütünüyle isabetlidir. Kısaca, Zamanımızın Bir Kahramanı’nın bilgilendirici tavrı ironileri ve bu farkındalığın kendisinin kesinliği dışındaki bütün kesinliklerin sadece zahiri olduğuna dair bir farkındalıktır.