Alıyorum biramdan bir yudum, pencere de açık, püfür püfür esiyor. Kayıntı bu olmalı diyorum içimden. Uzaktan bir yerden ‘One More Cup Off Coffee’ duyuluyor. Takılıyorum. Belki birazdan kapı çalar, hoş bir yaratık çıkagelir; geçeriz içerdeki odaya. Yakalamaya kıyamadığım için uçmalarına izin verdiğim kelebek koleksiyonumu gösteririm ona.
‘U2’ nun ‘Babyface’i eşliğinde kapitalizmin şıkıdım nimetlerinden yararlanarak geçirdiğimiz fevkalade gecelerden birinde, pavyon kapısı önünde öldürülen meleklerin üzerinden, bir ihtimal Che’nin sepya bir fotoğrafı çıkacaktır. Fotoğrafın her bir parçası ayrı melek ölüsündedir.
Kadehimdeki buz stadında seviyorum sizi. Eriyene, hayat eritene kadar.
Peki, ‘Var mı son bir şarkı istediğin?’ diye sorarsanız
- var.
“Geçse de gençlik çağım / Boş kalsa da kucağım / Sözümü tutacağım
/ Adını Anmayacağım.”
Haydi Afiyet olsun!