“Yüzü yağmurla bıçaklanmış bir sonbahardı”
basitliğiyle
gerisin geriye çekilirken boz örtüler altında istanbul
beni hırpalayanlar topu topu üç beş adamdı
Belki çok dinlediğim bir ‘david bowie’ şarkısı
belki ayaklarımın ucuna yanarak düşen
son meteor gibi tek bir sevgili kellesi,
belki de göğsümün orta yerinde
çatırdayarak yıkılan karanlık bir sis perdesi;
bu yaşanmamalıydı
beni hırpalayanlar topu topu üç beş adamdı
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uyuyorduk yanyana. Yorgan bir senin koynunda, bir benim. Üşüyordum. Tuttun, kendine çektin beni. Saçların alnıma döküldü. Büyük bir mücevherdin sen. VE GİTTİN! Bu evren, seni de çekip koparttın benden. VE GİTTİN! Bir elma soyar gibi, çıkan bir dişi paraya dönüşsün diye yastığın altına saklar gibi, kışın yokuşlarda kayan çocuklar gibi, kör bir yavru kediye yuva arar gibi, biraz U2 dinler gibi GİTTİN!