Orospuluğun ciddiye alınacak bir tarafı var elbette!
Sen, güzel bir orospusun! Güzelliğin
deniz fenerlerini söndürmek için üflenen bir nefes
gibi, sana hükmedemeyişimin terini atmakta
aletini indirmekte!
Bu işin sonu yok! Ben evde oturup “Carmina Burana” dinleyeceğim, makarna pişireceğim, kediyle ilgileneceğim
Sen,
Orff olup akacaksın kendi kanının yanına, elinde kare as yüreğinde masrafsız bir işkence!
içtenliğimi bir dolgu malzemesi gibi yerleştirirken boş bakışlara, istediğimi söyleme özgürlüğüyle kutsandım..
ve seni marihuana eşliğinde terkettim.
Dumanın ve toprağın bol olsun!
Hatırladığım kaç masal boyunca yazabileceğim ki sana… Halüsinasyonlar tükenince sen de terk edersin beni… Samanyolu’na saplanmış basit bir ok gibi hayatım… Ciğerimdeki katrana batırıp parmağımın ucunu, cam kuşların tahta gözlerine yazmıştım adını… Rahlede kusursuz avareliğimizin pervasız hüzünleri var… Ben, senin yüzünü hatmetmiş gecelerde küfür de ettim. Ondandır kalbime felç diye kendini tanıtan aşkın tarihi kaçamakları… Senin elinde tetiği çekildiği halde benim elimde geri tepen bir tabancadan söz ediyorum. Seni son defa uyarıyorum kâinat! Bana benden başka yanlış yapma sakın!