Yağmura doğru koşuyorduk peşimizde rüzgar gülleri. Her adımımızda çamurdan bir deryayı içiyordu kahkahalarımız. Öyle gülüyorduk ki dünya. Dünya çocuk oluyordu gerisi hikaye.
" Uçur beni rüzgar toz taneleri gibi burdan uzağa doğru
Gel beni kurtar, alalım başımızı gidelim uzağa doğru
Elimde bir gül var, dikenleri sivri batar tenime doğru
Bu kaçıncı ihtar hayatın iki dudağı arasından yüzüme doğru"